KİTAP HEDİYE EDİYORUZ!
Yazan: Emrah ATİK 27 Şubat 2009
Kategori: EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT, Manşet
Gelenekselleştirmeyi planladığımız bir etkinliğin ilkini gerçekleştiriyoruz. Daha önce Her Şeyden Biraz adındaki blogumuzda yaptığımız küçük bir oyun… Kazanan bir kişiye yazarının ismine imzalayacağı bir kitabı hediye ediyoruz. Devamını oku
RENKLER Kİ OKUNUR…
Yazan: Abidin PARILTI 27 Şubat 2009
Kategori: EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT
Durmuş Akbulut ‘Resim Neyi Anlatır’da, çağının tanığı olmuş on dört ressamın yanında, tarihin ilk portrelerine ve altı ortaçağ halısına yer veriyor
John Berger, düşündüklerimizin ve inandıklarımızın nesneleri görüşümüzü etkilediğini söyler. Dolayısıyla, anlaşılır ki, bir resim, bir fotoğraf ya da herhangi bir görüntüye bakışımız hem donanımımızla ilişkili hem de hayata nerden baktığımızla… Çünkü görüntü sadece görüntü değildir. Görüntünün kendine özgü bir dili ve o dilin oluşturduğu grameri vardır. O dil ve gramer bazen ressamın ya da fotoğrafçının düşündüğünün, hayal ettiğinin çok ötesine geçer, bazen umduğunun dışında yeni yeni anlamlar yüklenir. Bu yüzden resim ya da fotoğraf sadece bakılan görülen bir nesne olmaktan öte okunan, anlamlandırılan ve hayatla ilişkisi var olan disiplinlerin iç içe geçişiyle kurulan bir anlamlar bütünüdür. Ancak bütün bu anlamların, anlatılmak istenenin dışında da resim bir yaratı olarak duvara asılan bir haz nesnesidir de aynı zamanda. Devamını oku
OKUMA SERÜVENİM; BALZAC…
Yazan: Emrah ATİK 27 Şubat 2009
Kategori: EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT
Balzac için bir edebiyat tanrısı desek abartmış olmayız sanırım.
‘İnsanlık Komedyası’ adı altında topladığı bütün yapıtlarında toplam 2504 kişiyi yaratan bir yazar. Aşklarıyla, tutkularıyla, siyasi kişilikleriyle ve fiziki özellikleriyle bir romancının yaratısı 2504 kişi…
51 yıllık bir hayata sığması zor bir edebiyat serüveni…
Goriot Baba‘yı, Vadideki Zambak‘ı lise yıllarında okuduysanız bile olgun dönemlerinizde bir daha okuyunuz… Balzac’ın dehasına tanıklık etme keyfinden kendinizi mahrum etmeyiniz.
EN GÜZEL ŞARKILAR
Yazan: Emrah ATİK 25 Şubat 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, MÜZİK
Önce DJ havamıza girip şarkılarımızı sunalım, ardından yazımız gelecek… Devamını oku
Küresel Tehdit;AŞK
Yazan: Emrah ATİK 24 Şubat 2009
Kategori: GÜNCEL
Pentagon karar verdi! Ortadoğu’da bütün aşklar ılımlı olacak! Çılgın aşıklar, şiddetli aşklar Yeni Dünya Düzeni için tehlike oluşturuyor. ABD Orta ve Yakın Doğudaki elemanlarını harekete geçirdi, şeyhler şiddetli aşkın günah olduğu fetvasını verdi bu sabah. Pop Starlar ılımlı aşka övgüler düzen şarkılar bestelemeye başladı. Cemaat gazeteleri şiddetli bir şekilde aşık olanları komünist ve faşist olmakla suçlayan manşetlerle girdiler güne.
Holding medyası şiddetli aşkın borsayı fena etkilediği, faiz oranlarını perişan ettiği haberini geçti sabah erken saatlerde…
Aşıklar endişe içinde. Sevgililer günü tüm ortadoğuda iptal edildi ve yerine 14 Şubat Salça Bayramı olarak ilan edildi ve o gün için acılı biber salçası yenmemesi yerine daha yumuşak bir seçim olan domates salçası tüketilmesi önerildi hükümetler tarafından…
Bir grup aşık bu duruma karşı tepkilerini bildirmek için topladıkları imzaları hükümete iletmek istediler ve polis olaya müdahale etti, aşıklar biber gazıyla püskürtüldü.
Son dakika heberi; Pentagon’un 1 Nisan şakası yaptığı anlaşıldı. Cemaat gazeteleri 2 Nisan sabahı Cemal Süreya’dan ”Yalnız aşkı vardır aşık olanın, ve kaybetmek daha zor bulamamaktan’ şiirini manşete taşıyarak büyük bir hoşgörü örneği sergilerken, holding medyası ekonomistlerinin yanıldığı ve yanılan ekonomistlerinin tek ayak üstünde bekletildiği haberini verdi.
Hayat berbat, gel bu eli saymayalım*
Yazan: Abidin PARILTI 24 Şubat 2009
Kategori: EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT
Hayat berbat, ölüme yazgılı, sefil ve çaresiz. Güneş başkalarının üzerinde parlarken onlara haram ve duraksız ecel terleri döken antikahramanlar… Leo Malet, bilinen polisiye klişelerinin dışındadır ve budur. Öteki ve acımasız hayatları anlatır. Onların uzağında ve mesafeli durarak değil tam da onların içinden ve onların öfkesini kuşanarak. Genel olarak bilinen toplumsal değerleri ve ahlak anlayışlarını bir tarafa bırakarak en dipte olanın peşine düşer. Suçun en acımasız biçimini anlatırken bile antikahramanlarına şefkatle yaklaşır ve onlarla empati kurmamızı sağlar. Devamını oku
SANAT KİM İÇİNDİR!
Yazan: Emrah ATİK 24 Şubat 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, Manşet
Çok bilinen iki slogan vardır bu konuda;
>Sanat Sanat İçindir!
Sanat Toplum İçindir!
Bizce ne toplum ne de sanatın kendisi bu iki sloganı da çok sallamaz. Sanat kişisel tatmini öne çıkarır ki bu tatmin öncelikle sanatçının kendisi için hemen arkasından da üretilen sanat eserinden haz alan takipçisi için geçerlidir. Devamını oku
16. İzmir Avrupa Caz Festivali
Yazan: Emrah ATİK 24 Şubat 2009
Kategori: DUYURU, Manşet, MÜZİK
17. İzmir Avrupa Caz Festivali PROGRAMI İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ…
2-13 Mart tarihlerinde yapılacak 16. İzmir Avrupa Caz Festivali, Dee Dee Bridgewater, Eleftheria Arvanitaki, Manu Codjia, Kristjan Randalu gibi cazın yıldız isimlerini ağırlayacak
İzmir Kültür Sanat Vakfı tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen 16. İzmir Avrupa Caz Festivali, 2 Mart’ta başlıyor. 13 Mart’a kadar sürecek festivalin açılışını 2 Mart akşamı caz’ın iki Grammy ödüllü divası Dee Dee Bridgewater yapacak. Açılışta Dee Dee’ye ‘cazın milli takımı’ olarak anılan Aycan Teztel yönetimindeki İstanbul Superband eşlik edecek. Devamını oku
BORİS VİAN
Yazan: Abidin PARILTI 23 Şubat 2009
Kategori: EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT, Manşet
Alaycı, öfkeli bir asiydi… Hepsi bu…
Mühendis, caz trompetçisi ve caz eleştirmeni, kabare şarkı sözü yazarı, film oyuncusu, yazar (en geniş anlamıyla yani oyun, roman, şiir, kısa opera, kabare, senaryo) çevirmen, ressam, hazırcevap, alaycı, savaş karşıtı, bohem, varoluşçu ama Sartre sevmez, muhalif, sabıkalı bir pornografi yazarı, bilimkurgu uzmanı, kara mizah ustası… Bütün bunların dışında daha ne olsun! İşte bu Boris Vian’dır namı diğer Vernon Sullivan.
1920 yılında doğan ve daha çocuk yaşlarda kalp rahatsızlığı çekmeye başlayan, dünyada acelesi varmış da yetişemeyecekmiş gibi davranan, iyi ki öyle davranan, olabilecek sona eli böğründe usulca bekleyerek değil de öfkeyle, isyanla, dünyada olabilecek her değerin alaya alınabileceğini düşünen ve bunun uygulama alanlarını her defasında genişleten, otuz dokuz yaşında davet edilmediği, ancak içeri sızmayı başardığı, ‘Mezarlarınıza Tüküreceğim’ filminin galasında ölen nevi şahsına münhasır, dünyaya gelmiş, gelmezse dünya edebiyatının eksik kalacağı, lüzumlu adamlardandır Boris Vian. Devamını oku
SİL BAŞTAN
Yazan: Emrah ATİK 22 Şubat 2009
Kategori: SİNEMA
İlişkinin yürümediği, boğulduğunuz ama bırakamadığınız noktada tıp yardımınıza yetişse, bir gecede ona dair her şeyi hafızanızdan sildirseniz işler daha kolay bir hal alır mıydı? Aşk acısı yok, ne gam ne keder…
Sildiren için ilk bakışta güzelmiş gibi görünebilir, silinen açısından pek hoş bir durum olmasa da… Etik midir? Pek zannetmiyorum. Ben bu konuda biraz Doğuluyum ve bundan son derece hoşnutum. Yaşadığım ilişkinin sonunu da hüznünü de acısınıda tatmanın gerekliliğine inanıyorum. Kişisel gelişim dediğimiz şey de zaten bu ve benzeri acıların toplamı değil mi? Devamını oku















