Sabah Programları
Yazan: Emrah Atik 31 Mart 2009
Kategori: MİZAH
Sabah kalktınız ve evdesiniz, belki bir yandan günlük ev işleriyle meşgulken, belki kahvaltı esnasında televizyonu da gözucuyla takipediyorsunuz…
Nelerle karşılaşabilirsiniz? Önce iyilik ve güzellik sınıfına koyabileceğimiz şeylerden bahsedelim; güzel bir yemek tarifi veya her nasılsa programda kendine kısa da olsa bir yer bulmuş bir doktordan sağlıklı yaşam üzerine uyulması zor tavsiyeler alabilirsiniz. Başka başka… Sanırım hepsi bu.
Gelelim sizi televizyon denen icattan soğutabilecek kısmına; kocası tarafından terkedilmiş bir kadının acılarına en bayağı şekilde ortak olabileceğiniz gibi sunucunun bu bayana dev bir kıyak yaptığını zannederek arada bir kadını dövmeyi kendine görev bilmiş öküz kocayı da stüdyoya çağırarak bu ideal çifti barıştırmasına tanıklık edip, tarihe geçecek bu mucizeyi hunharca alkışlarken bulabilirsiniz kendinizi…
Bana ilginç gelen ise bu programların tektip sunucularının büyük çoğunluğunun albümü pek iş yapmasa da mucize kabilinden bir durum olarak kendisine bir hayran kitlesi edinmiş bir şarkıcı, türkücü veya podyumlarda kendisine pek yer bulamamasına rağmen bir program yapabilme yeteneği kendisinde doğuştan varolan bir manken eskisi olmaları. Hatta ender de olsa aptal bir kitap yazıp daha aptalcası bu kitabı bir şekilde yayınlatıp sonra yazarlık kariyerine ara verip sunuculuğa soyunmuş aptal bir yazar da olabilir karşınızdaki…
Konu seçimi gayet basittir; bol kavga dövüşlü ama barıştırılma potansiyeli barındıran bir ilişki her zaman iş yapar. Veya bir diğer programın sunucusuyla girilecek bir polemik, stüdyo konuklarınızın alkışları arasında sarfedilecek birkaç küfre yakın hakaret de reyting arttırabilir.
Araya bir defile, bir de yeni albüm yapmış tıfıl konuk sıkıştırılmışsa değmesin kimse keyfinize… Biraz göbek atar, biraz dedikodu dinler, bir yandan çocuğu okula yollar diğer yandan da komşuyla kahve içerken yapılacak sohbetin mayasını oluşturmuş olursunuz.

Eh nihayetinde komşunuzla kahvenizi yudumlarken;
” Kız duydun mu Marquez’in Kolera Günlerinde Aşk kitabı filme çekilmiş.
Ay valla inanmam, yönetmeni kimmiş ki?’ şeklinde bir sohbettense
” şşş bu sabah Seda’yı seyrettin mi? Konuğun ağzına … valla’ türü bir sohbet sizin de komşular arası reytinginizi arttırabilir:)))
Historia De Un Amour
Yazan: Cemal Varhan 31 Mart 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, MÜZİK
Bir adamın eski bir aşk hikâyesini anlatan bu şarkının bestesi Panama’lı besteci Carlos Eleta Almaran’a aittir.
Carlos Eleta Almaran bu besteyi, kardeşinin eşini kaybetmesinin ardından yapmıştır. Daha sonra şarkı ile aynı adı taşıyan 1956 Meksika yapımı sinema filminde,bu eser tema müziği olarak kullanılmıştır. Sözleri genel olarak,bir erkeğin aşık olduğu kadını kaybetmesinin ardından çektiği acı ve hüzünü anlatır. Bu hüznü bence bu şarkıya en çok yakışan sesten dinlemek gerek. Ana Gabriel in yorumuyla yani…
Ya no estás más a mi lado, corazón.
En el alma sólo tengo soledad.
Y si ya no puedo verte, Por qué Dios me hizo quererte?
Para hacerme sufrir más?
Siempre fuiste la razón de mi existir.
Adorarte para mi fue religión.
Y en tus besos yo encontraba El calor que me brindaba El amor y la pasión.
Es la historia de un amor, Como no hay otro igual.
Que me hizo comprender Todo el bien, todo el mal.
Que le dio luz a mi vida, Apagándola después.
Ay que vida tan oscura!,
Sin tu amor no viviré!
Es la historia de un amor.
Artık yanımda değilsin aşkım Ve ruhumda sadece yalnızlık vardır,
Seni göremediğim sürece.
Tanrı beni sana neden aşık etti?
Daha fazla acı çekmem için mi?
Sen varoluş sebebimdin Sana olan hayranlığım, benim için bir ibadet gibiydi.
Öpücüklerinde bulduğum şey, O samimiyetti – bana veren, Aşkı ve tutkuyu.
Bu bir aşk hikâyesi.
Eşi olmayan. Anlamamı sağlayan, İyiyi ve çirkini.
Hayatıma ışık saçan, Sonra kapandı.
Oh! ne karanlık bir hayat!
Aşkın olmadan yaşamayacağım!
Bu bir aşk hikâyesi.
Dalyan’da Çocuk Olmak
Yazan: Emrah Atik 30 Mart 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT
Zamanda yolculuk şansım olsa avcılık, toplayıcılık döneminde deniz kenarı biyere giderim. Balığı yengeci ahtabotu yakalaması kolay, hadi rokaydı maydanozdu onlar da biter toprakdan ama şu rakıyı nası halledecez onu düşünürüm… Şarapnan idare edecez gari… Devamını oku
YEREL SEÇİM SONUÇLARI
Yazan: Emrah Atik 30 Mart 2009
Kategori: GÜNCEL, Manşet
Seçim sonuçları herkesçe malum, yukarıdaki haritada da görüldüğü üzere ılıman iklimin insanları genelde sosyal demokrasiyi, özgürlükçü yaşamı tercih ediyor… Deniz iklimi ve balık tüketim oranının insanoğlunun yaşam anlayışına etkisi bu olsa gerek:)
Doğu’da etnik köken, kimlik önplanda gibi görünüyor.
Devamını oku
BİR AŞK SÖYLEMİNDEN PARÇALAR
Yazan: Emrah Atik 29 Mart 2009
Kategori: MİZAH
Tükenmiş bir ilişkiden çıkamamak eskimiş bir eşyayı atamamak gibi….
Eskimiş eşyalar kolleksiyonu evi çöplüğe çevirir, tükenmiş ilişkiler hayatı…
Denize açılmaktan korkan gemi güvende ve sıkıcıdır.
Açılan gemi batabileceği gibi, yeni yerler de keşfedebilir.
İnsan ölümlü hayvan.
Ve öleceğini bilen tek hayvan.
Devamını oku
DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ
Yazan: Emrah Atik 27 Mart 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, Manşet
Bu gün için birşeyler karalamaktansa Dünya Tiyatrolar Günü bildirisini yorumsuz yayınlamayı uygun gördük. Yaşamın bir sahe, herkesin kendi çapında oyuncu olduğu dünyamızda oyuncu, yönetmen, izleyici kısaca bir oyunun varoluşunda emeği geçen herkesin bu özel gününü kutluyoruz…
Dünya Tiyatrolar Günü Bildirisi 2009
Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI)
Dünya Tiyatro Günü
Uluslararası Bildiri
“Bütün insan toplumları gündelik yaşamlarında görülmeye değerdir. Bazı özel durumlar için gösteriler yaparlar. Görülmeye değer olan toplumsal düzen içindeki davranış biçimleridir. Bunlar tıpkı izlemeye gittiğiniz türden gösterilerdir. Devamını oku
PARIS JE T’AIME
Yazan: Cemal Varhan 27 Mart 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, SİNEMA
18 kısa hikayeden oluşan ve içinde her türlüsünden sevgiye ve Paris sokaklarına yer verilen ‘Paris seni seviyorum’ ilginç bir film olmakla birlikte bir ünlüler geçidine çevirmiş ortalığı.
İşte bir kaçı;
Steve Buscemi, Natalie Portman, Marianne Faithfull, Juliette Binoche, Willem Dafoe, Nick Nolte, Bob Hoskins, Elijah Wood, Gérard Depardieu, Ben Gazzara… Sinema tutkunlarının arşivine katması gereken bir film.
Filmdeki bölümlere ait kısa özetler; Devamını oku
SADECE İNSAN, HEPSİ BU!
Yazan: Emrah Atik 26 Mart 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, Manşet
Türümüzü abartıyor muyuz acaba?
Betondan binalar yapıp, sonra bunu bölmelere ayırıp içinde ölümü bekleyen zavallı bir tür. Üstelik kendisini âlemin efendisi ve tek zeki tür zannediyor.
Başa dönelim, hava koşullarından ve yırtıcı hayvanlardan korunmak için ilk buldukları ine sığınan atalarımız… Henüz kapı, kilit, alarm yok. Gerek de yok. O zamanlar doğum kontrol denen şey de yok! Neyse dağıtmayalım konumuzu. Devamını oku
EGELİYİK GARİ
Yazan: Emrah Atik 25 Mart 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT
Bir şişe kırmızı şarap…
Egedeyiz nasıl olsa, aynı açıdan baktık göğe antik dünyanın filozoflarıyla…
Şaraplar aynı üzümden… Balıklarımız yakın akraba…
Efes’e ilk gittiğimde sandalye formatında bir şey görememek dikkatimi çekmişti. Adamlar yemeği bile uzanarak yiyorlarmış… Bundan sonra daha bir anlam kazandı bizim Dalaman ovası sakinlerinin taburede oturamayışı, illa yaslanacak bir yerlere, yayılacak… Kelimeleri kesmeler; geliyorum değil de geliyom demeler… Hepsinin nedeni işte o Efes’te sandalye olmayışının nedeniyle aynı… Devamını oku
Kitap Hediyemiz…
Yazan: Emrah Atik 17 Mart 2009
Kategori: DUYURU
Bilindiği gibi bu ay Fahrettin Çiloğlu’nun İstiklal Kitabevi Yayınlarından çıkan Uçinmaçini isimli kitabını hediye edeceğimizi duyurmuştuk. Öncelikle bu minik oyunumuza katılan herkese çok teşkkür ediyoruz. Ve kazanan arkadaşımız Yusuf MİRZA. Kendisini tebrik ederken adres bilgilerini bize ulaştırdığı taktirde kitabına en kısa sürede kavuşacağını belirtelim…
1 Nisan itibariyle yeni kitap hediyemiz için yeni bir oyunla karşınıza çıkacağız.




