Fatih Özgüven’in “Hiç Niyetim Yoktu”su Üzerine
Yazan: Abidin Parilti 09 Haziran 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, KİTAP
Yalın dünyaların anlatıcısı
Yalın dünyalar yalın anlatıcılar bekler. Başkası bu dünyaları anlatırsa eline yüzüne bulaştırır da işin ehli ucundan kıyısından ilgi göstermeye başladığında bu dünyalar olanca canlılığıyla kucağını bu anlatıcılara açar. Fatih Özgüven de bu anlatıcılardan. Devamını oku
Ken Kesey’in “Guguk Kuşu” Üzerine
Yazan: Abidin Parilti 31 Mayıs 2009
Kategori: KİTAP, SİNEMA
Sürünün dışına atılmış bireyler
Aklın yolu bir olduğunda, yalnız olmakla yanlış olmak aynı şeydir…
J. P. Sartre
1935 Colorado doğumlu Ken Kesey, Beat Kuşağı’nın en önemli yazarlarındandır. Devamını oku
Yazgının odaları
Yazan: Abidin Parilti 07 Nisan 2009
Kategori: KİTAP
Tayfun Pirselimoğlu yazarlık serüveninde kendi önermesini oluşturmuş ender yazarlardandır. Bize ister masallardan, çöllerden, insanın ıssızlığından, ister geleceğin kaotik dünyasından söz etsin, her defasında erki ve iktidarı hedef alır. ‘Otel Odaları’nda ise keskin bir gerçeklik duygusuyla örülmüş. Diğer yandan alegorilerin fantastik dünyasında, olabildiğince sahici ve yalın öyküler anlatır bize, size, onlara
Tayfun Pirselimoğlu edebiyatımızın üretken yazarlarındandır. Sadece üretken bir yazar olarak kalmaz Pirselimoğlu, aynı zamanda kendi üslubunu, dilini ve yörüngesini de oluşturmuş bir yazardır da. Pirselimoğlu konularını bazen masalların uçsuzluğundan bazen de gelecekten alır ama her defasında bugünü işaret eder. Çöl Masalları’nda, Malihulya’da, bize yolculuklardan, bu dünyadan kopuştan, masalların fantastik gerçekliğinden söz etti. Her defasında yolculuk vardı. Çünkü yolculuklar insanın kendini aramasıydı, araması ve en sonunda her ne ararsa arasın kendini bulmasıydı (Simurg, Mantık-El Tayr ve bilumum kadim masallara bakınız). Şehrin Kuleleri’nde ise bu defa masallardan değil gelecekten söz etti. Geleceğin kaotik dünyasını, sistemlerin kendini yeniden oluştururken insanı hepten yok saymasını anlattı. Yine sözlü kültür geleneğinden yararlandı. Elimizdeki Otel Odaları için ise Pirselimoğlu’nun günümüzde geçen ilk eseri diyebiliriz.
Devamını oku
Bir delikanlıyı eğitmek
Yazan: Abidin Parilti 09 Mart 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, KİTAP
‘Delikanlı’, arayışın mutlak hâkim olduğu ve erotizmin yoğun yaşandığı, maskelerden arınmış hakiki olanın arandığı bir aşk hikâyesi anlatıyor
Tesadüflerin tek gerçeklik olduğu aşikâr artık. Kimi buna kader der. Rutinde giden hayat, anlık bir tesadüfle olmadık yollara, olmadık deneyimlere, olmadık kişilerle bir değişime uğrar. Yaşanan bir yengi de olabilir, bir yenilgi de; geriye dönüş olsa da, hayat başka bir yola girmiştir artık… Julian Davies’in romanı Delikanlı da bu minvalde işleyen bir roman. Devamını oku
KÖTÜLÜĞÜ YAZMAK
Yazan: Abidin Parilti 07 Mart 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, KİTAP
Andre Gide ile yapılan bir söyleşide, İsviçre’de neden büyük romanın olmadığı sorulur. Gide, çünkü orada cinayet yok, der. Bu cevap, genelde sanatın özelde ise yazının neyin üzerine temellerini kurduğunu ve yükseldiğinin de işaretidir. Cinayetin, kötülüğün ve haksızlığın olduğu yerde sanat bütün görkemiyle ortaya çıkar. Salt iyiliğin işlendiği, her hareketin iyilikle karşılık bulduğu bir sanat düşünülemez. En basit anlamıyla “dramatik öz” ün bir gereğidir bu. Sanat öz olarak iyiliği değil kötülüğü anlatır-bu özdeki “çatışma”dan da kaynaklanır- Fakat iyiliğe çare olmak ister. Devamını oku
RENKLER Kİ OKUNUR…
Yazan: Abidin Parilti 27 Şubat 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, KİTAP
Durmuş Akbulut ‘Resim Neyi Anlatır’da, çağının tanığı olmuş on dört ressamın yanında, tarihin ilk portrelerine ve altı ortaçağ halısına yer veriyor
John Berger, düşündüklerimizin ve inandıklarımızın nesneleri görüşümüzü etkilediğini söyler. Dolayısıyla, anlaşılır ki, bir resim, bir fotoğraf ya da herhangi bir görüntüye bakışımız hem donanımımızla ilişkili hem de hayata nerden baktığımızla… Çünkü görüntü sadece görüntü değildir. Görüntünün kendine özgü bir dili ve o dilin oluşturduğu grameri vardır. O dil ve gramer bazen ressamın ya da fotoğrafçının düşündüğünün, hayal ettiğinin çok ötesine geçer, bazen umduğunun dışında yeni yeni anlamlar yüklenir. Bu yüzden resim ya da fotoğraf sadece bakılan görülen bir nesne olmaktan öte okunan, anlamlandırılan ve hayatla ilişkisi var olan disiplinlerin iç içe geçişiyle kurulan bir anlamlar bütünüdür. Ancak bütün bu anlamların, anlatılmak istenenin dışında da resim bir yaratı olarak duvara asılan bir haz nesnesidir de aynı zamanda. Devamını oku
Hayat berbat, gel bu eli saymayalım*
Yazan: Abidin Parilti 24 Şubat 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, KİTAP
Hayat berbat, ölüme yazgılı, sefil ve çaresiz. Güneş başkalarının üzerinde parlarken onlara haram ve duraksız ecel terleri döken antikahramanlar… Leo Malet, bilinen polisiye klişelerinin dışındadır ve budur. Öteki ve acımasız hayatları anlatır. Onların uzağında ve mesafeli durarak değil tam da onların içinden ve onların öfkesini kuşanarak. Genel olarak bilinen toplumsal değerleri ve ahlak anlayışlarını bir tarafa bırakarak en dipte olanın peşine düşer. Suçun en acımasız biçimini anlatırken bile antikahramanlarına şefkatle yaklaşır ve onlarla empati kurmamızı sağlar. Devamını oku
BORİS VİAN
Yazan: Abidin Parilti 23 Şubat 2009
Kategori: KÜLTÜR SANAT, KİTAP, Manşet
Alaycı, öfkeli bir asiydi… Hepsi bu…
Mühendis, caz trompetçisi ve caz eleştirmeni, kabare şarkı sözü yazarı, film oyuncusu, yazar (en geniş anlamıyla yani oyun, roman, şiir, kısa opera, kabare, senaryo) çevirmen, ressam, hazırcevap, alaycı, savaş karşıtı, bohem, varoluşçu ama Sartre sevmez, muhalif, sabıkalı bir pornografi yazarı, bilimkurgu uzmanı, kara mizah ustası… Bütün bunların dışında daha ne olsun! İşte bu Boris Vian’dır namı diğer Vernon Sullivan.
1920 yılında doğan ve daha çocuk yaşlarda kalp rahatsızlığı çekmeye başlayan, dünyada acelesi varmış da yetişemeyecekmiş gibi davranan, iyi ki öyle davranan, olabilecek sona eli böğründe usulca bekleyerek değil de öfkeyle, isyanla, dünyada olabilecek her değerin alaya alınabileceğini düşünen ve bunun uygulama alanlarını her defasında genişleten, otuz dokuz yaşında davet edilmediği, ancak içeri sızmayı başardığı, ‘Mezarlarınıza Tüküreceğim’ filminin galasında ölen nevi şahsına münhasır, dünyaya gelmiş, gelmezse dünya edebiyatının eksik kalacağı, lüzumlu adamlardandır Boris Vian. Devamını oku



