Julie & Julia

Yazan: 02 Ocak 2010  
Kategori: SİNEMA

Julie’den Julia’ya…

Julie-Julia

Meryl Streep’in adını görünce merak ederek izleme listeme aldığım bir filmdi “Julie And Julia” . Filmi izledikten sonra en belirgin özelliği güncel insanların sıkışıp kaldığı kısır döngülerden kaçabilmek için aslında sandıkları kadar çaresiz olmadıklarıydı. Devamını oku

Yetenekli Eller; Ben Carson Hikayesi

Yazan: 14 Aralık 2009  
Kategori: SİNEMA

Film serüvenimizdeki yeni durak Cuba Gooding Jr.’ın bu yıl oyunculuğu ile adından söz ettirdiği bir film. Gifted Hands : Ben Carson Story.

yeteneklieler

Film iç içe geçmiş iki hikaye aslında; ilki zor durumdaki bir annenin çocuklarını yetiştirme çabaları yanında çocukların eğitim hayatları ve gelecekleri konusunda ebeveynlere ders verecek ibretlik bir hayat hikayesine tanıklık etmenizi sağlıyor. Cahil, genç yaşta çocuk sahibi olmuş ve yalnız bir annenin çocuklarından biri dünyaca ünlü bir doktor diğeri ise başarılı bir mimar olurken onları yönlendirme çabaları filmin başlamasından kısa bir süre sonra hikâyeyi devralıp filmin büyük bir bölümüne hakim oluyor. Devamını oku

Veronika Ölmek İstiyor

Yazan: 13 Aralık 2009  
Kategori: SİNEMA

Veronikanın yaşam-ölüm gezintisine bir bilet ister misiniz?

Paulo Coelho’nun aynı adlı romanı baz alınarak sinemaya aktarılan “Veronica Decides to Die” (Veronika Ölmek İstiyor) filminin kitabını da okumuş olmanın verdiği heyecanla filmi izlemeye karar verdim. Tabii başroldeki Sarah Michelle Gellar’ı da bu rolde nasıl olmuştur diye düşünerek iyice merak ediyordum. Devamını oku

Yedi Kocalı Hürmüz

Yazan: 29 Kasım 2009  
Kategori: SİNEMA

Ahh Hürmüz Hanım Ahhh….

Ayten Gökçer’in inanılmaz güzellikteki yeteneğiyle gözlere ve kulaklara hitap eden mükemmel oyunu ve nükteli şarkısı ile yıllardır her birimizin aklının bir köşesinde yer eden o güzelim eser fragmanda yazdığı üzere “Fikir Babası” olarak Cem Özer’in dürtmesi ile ortaya çıkmış… Devamını oku

Fırat Neziroğlu sergileri

Yazan: 19 Haziran 2009  
Kategori: DUYURU, KÜLTÜR SANAT, Manşet

Fırat Neziroğlu Sezonu, Yılı Dört Sergi İle Tamamlıyor…

Lif Sanatçısı Fırat Neziroğlu, Uluslarası Platformda katıldığı yarışmalarda ülkemizi başarı ile temsil etmeye devam ediyor. Anadolu’nun kadim kültüründen beslenerek hazırladığı çalışmaları ve günlük yaşamdaki küskünlüklerimiz üzerine hazırladığı 2009 yılı eserleri ile yurt içi ve yurt dışında dört sergi salonunda… Devamını oku

Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesi – Wristcutters: A Love Story

Yazan: 16 Haziran 2009  
Kategori: SİNEMA

Öldükten sonra nasıl bir dünyanın bizi beklediği gideceğimiz yerin cennet, cehennem yada araf’ta sıkışıp kalmış bir kayıp ruh olacağımıza ilişkin pek çok film izlemişizdir. Oysa ki yönetmen Goran Dukic in fantastik filmi sadece intihar edenlerden kurulu bir paralel dünyanın varlığı söz konusu olabilir mi? sorusunu soruyor bizlere. Devamını oku

Little Miss Sunshine – Küçük Gün Işığım

Yazan: 09 Haziran 2009  
Kategori: SİNEMA

Kaybedenler kulübünün zafer yolculuğu.

Ülkenin en önemli Proust araştırmacısı ve saygın bir öğretim görevlisi iken âşık olduğu erkek öğrencisini hem de en büyük rakibine kaptıran ve ardından kendisinin alması gerektiğini düşündüğü ödülü de ona kaptırmaya dayanamayıp intihar eden bir karakter filmin ilk tanıtılan yüzü. Kardeşi nin evine yerleşir ve muhteşem kaybedenler kulübünün bir üyesi olur. Devamını oku

Crossing Over

Yazan: 04 Haziran 2009  
Kategori: SİNEMA

Amerikan vatandaşı olmak için neleri göze alırdınız? “Crossing Over” filmi dünyanın en çok göç alan ülkesinin göçmen hikâyelerinden derlenmiş bir öykü aslında. Film bu yapısıyla 2004 Oscar ödülünü kazanan Crash’i andırıyor biraz. Devamını oku

Donnie Darko’dan Sam Darko ya

Yazan: 22 Mayıs 2009  
Kategori: SİNEMA

Devam filmleri genelde kötü olur klişesine sağlam bir destek daha çıktı.  Henüz ülkemiz vizyonlarına teşrif etmeyen (umarım etmez) bir filmle Donnie Darko efsanesi geri dönüyor diye çok heyecanlanmıştık oysa. Ne yazık ki ilk filmin her şeyiyle aynısı olmaya çalışan kötü bir kopyasını gördük karşımızda. Bu rahatsız eder derecedeki benzeşme devam filmi olmaktan öte bir cover versiyonu gibi karşımıza çıkıca neye uğradığımızı anlayamadan film ile ilgili bir hayal kırıklığına boğulduk. Neresinden bahsetmek gerekir ki? İlk filmdeki yangından mı? çocukları doğru yola getirmek için çalışan sapık katilden mi? Neresinden tutarsanız tutun elinizde kalan bir film olmuş. Birde en kötü yanı oyunculuklar ve gerilim filmi etkisi vermek için kullanılan acayip konuşma efektleri var ki destansı bir komediye dönüşmekte film içersinde.

donnie-darko darko

Afişine kadar ilk filmin kopyasıyım diyen film için söylenebilecek hiç bir şey yok. Popüler isimlerden Ed Westwick (Gossip Girl-Chuck) dizideki karakterinin aynısı bir kasıntılık içersinde corvette kullanan ama markette çalışan biri olarak karşımızda. Filmde başarılı bulduğumuz yer yok mu? Geriye dönüp baktığımda filmle ilgili teg ilginç sayılabilecek şey Sam rolünde ilk filmdeki küçük kızı canlandıran Daveigh Chase in yer almasıyla oluşan mizansen dışında ilk filmin çekiciliğinden başarısından oldukça uzak sıradan bir film için bile kötü bir örnek teşkil edecek bir yapım ortaya çıkmış.

X-Men Origins: Wolverine

Yazan: 20 Mayıs 2009  
Kategori: SİNEMA

Uzun metrajlı flashback’ler

Amerikan sinemasının klasiklerindendir flashback’ler. Filmin olur olmaz yerinde birdenbire geçmişe gider ve bir sahneyi size vererek az önce anlatılan hikâyenin backgroundu hakkında bilgi verircesine bir temele dayandığını ispat ederlerdi. Devamını oku

« Önceki sayfaSonraki sayfa »