Kars’ta ‘Dört Mevsim Heykeli’nin ‘yaz’ı yıkıldı

Yazan: 28 Aralık 2011  
Kategori: GÜNCEL

Kars’ta Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı bahçesindeki ‘Dört Mevsim Heykeli’nin ‘yaz’ı temsil eden kısmı yıkıldı.

Yetkililer ayrıca Vivaldi diye birinin de dört mevsim diye bir şarkısının olduğunu duyduklarını mevsimleri üçe indirmezse Kars’ta temsili yıkım yapacaklarını açıkladılar. Devamını oku

4. Uluslararası Ege Art Sanat Günleri’nde 2500 eser sanatseverlerle buluşacak

Yazan: 23 Kasım 2011  
Kategori: KÜLTÜR SANAT

İzmir’i başlangıcından itibaren Türkiye’nin sanat gündemini belirleyen kent haline getirecek olan 4. Uluslararası EgeArt Sanat Günleri’ne sayılı günler kaldı. 9-25 Aralık 2011 tarihleri arasında organize edilen dev etkinlik, İzmirli sanatseverleri kentin 19 farklı noktasında sergilerle, sanatçılarla buluşturacak. Devamını oku

Yeniden Yayındayız…

Yazan: 22 Kasım 2011  
Kategori: EDİTÖRDEN


Bildiğiniz gibi Hacker marifetiyle bir süre yayınımız durduruldu. Epey uğraş sonunda yine yayındayız. İzmir’de Sanat‘ta pek bir sıkıntı olmamasına rağmen İstanbul’da Sanat sitemizin son bir aylık tüm verilerini kaybettik. Devamını oku

Ata’yı saygıyla anıyoruz

Yazan: 10 Kasım 2011  
Kategori: EDİTÖRDEN

“Efendiler ve ey ulus; biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ülkesi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat uygarlık tarikatıdır.”

M. Kemal ATATÜRK

ataturk12ew5Ata’yı saygıyla anıyor ve Tüm İzmirlileri İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Atatürk’e Saygı Yürüyüşü”ne davet ediyoruz… Devamını oku

Zeki Müren Anısına…

Yazan: 24 Eylül 2011  
Kategori: GÜNCEL


Tam 15 yıl geçmiş üzerinden. Türk Sanat Müziğinin efsane sesi Zeki Müren’i 24 Eylül 1996′da İzmir’de kaybettik. Klişe bir laf gibi görünse de yeri doldurulamayacak bir sanatçı, güçlü bir ses… Ardında yüzlerce şarkı bıraktı gitti. Giyiminden kuşamından yaşamından daha ön plana çekmeyi başardığı sanatıyla yaşadığımız toplumun birçok önyargısını da yıkmayı başaran büyük bir sanatçıdır bizim gözümüzde Zeki Müren…

Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Devamını oku

İzmir’in Dağlarında Çiçekler Açar

Yazan: 09 Eylül 2011  
Kategori: EDİTÖRDEN

İzmir…
Sıradan bir kent olmadığı malum. Aşığı nasıl çoksa bir o kadar da sevmeyeni mevcut. İlginç olan ise sevenin de sevmeyenin de nedenleri aynı, İzmir’in ruhunda Özgürlük var, güzellik var, estetiğe sanata olan aşk var. Bunda sevilmeyecek ne var diyebilirsiniz ama bu soruyu bize değil özgürlüğünü, özgünlüğünü bol şeritli otobana devşirmeye hevesli kesime sormalısınız. Devamını oku

Gecikmiş bir Rock-A Festivali yazısı

Yazan: 14 Ağustos 2011  
Kategori: EDİTÖRDEN, MÜZİK

Fırtınalı bir Foça akşamından bol yunus’lu Çandarlı sabahına bir festival hikayesi…

Kum fırtınası ve  rüzgara rağmen festival coşkusu gayet yükseklerdeyken ulaştık mekana. Devamını oku

Can Baba’nın anısına Can Yücel’li bir anı

Yazan: 12 Ağustos 2011  
Kategori: EDİTÖRDEN

Bugün Can Baba’nın aramızdan ayrılışının 12. yıldönümü. Kalkıp da Can Yücel’in şiirini, önemini, insanlığını anlatacak değiliz elbette. Bunlar herkesin malumu… Yıllar önce kendisiyle yaşadığım unutulmaz imza günlerini yazmak istedim…
grup47ff665faebc6
Yılı tam olarak hatırlamıyorum ama 1990′ların ortası… İzmir’de Kordonda eski bir vapur… Vapurda üst kat kitabevlerine ayrılmış, alt katta da hediyelik eşya standları var. Bir nevi fuar. Devamını oku

Seyyal Taner Cephesinde Değişen Bir Şey Yok

Yazan: 03 Ağustos 2011  
Kategori: MÜZİK


Çocukluğunu 70′lerde 80′lerde yaşayanların ilkgençlik aşklarından Seyyal Taner‘i nasıl hatırlarsınız diye sorsak gelecek cevabı tahmin etmek çok zor değil… Seyyal Taner yine bildiğiniz gibi; hala 19′unda, hala aşık olabilirsiniz, hala sahnesine sığmıyor… Sahne performansı yine bildiğiniz gibi. Sesi hafızalarınızdaki gibi… Zamanı durdurmayı başaranlardan…

Anlaşılacağı üzere Seyyal Taner‘in özel konuk olduğu Babylon Aya Yorgi’de ”Naim Dilmener ile Eski 45′likler” programını izleme şansına erdik biz de… Naim Dilmener‘in muhteşem arşiviyle can verdiği gecenin mekanı da Çeşme’nin en güzel koylarından Aya Yorgi olunca yaşanan keyfi  anlatmaya gerek yok.

Bir sonraki yaza unutulan şarkılar diyarında 70′lerin 80′lerin şarkılarına eşlik eden her kuşaktan gençleri görünce anlıyorsunuz ki iyi olan kalır. Harika şarkılarla başlayan gecede Seyyal Taner’in sahne almasıyla keyif hali zirve yapıyor haliyle… Kısa bir süre sonra çıkaracağı single’ın müjdesini de veren sanatçı dansıyla, sesiyle, seslendirdiği şarkılarıyla geceyi unutulmaz anılarımız arasına yerleştirdi…

Naim Dilmener ise en az konuklar kadar eğleniyor. yaptığınız işten keyif almak bu olmalı…

Önümüzdeki haftanın konuğu yine unutulmaz bir ses; Berkant

 Geceden Fotoğraflar için buraya TIKLAYINIZ.

 

Aynur Doğan; ‘Ben beni yuhalayanları affediyorum’

Yazan: 16 Temmuz 2011  
Kategori: GÜNCEL

'Ben beni yuhalayanları affediyorum'18’inci İstanbul Caz Festivali kapsamında Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde “Suyun Kadınları” adlı gecede sanatçı Aynur Doğan’ın Kürtçe şarkı söylemesi bir grup seyirci tarafından protesto edildi. Sahneye pet şişeler, minderler atıldı, Aynur Doğan sahneden inmek zorunda kaldı. Seyirciler tarafından yuhalanan sanatçı Aynur Doğan, hurriyet.com.tr’den İsmail Değirmenci’ye konuştu: Hala olayın şokunu atlatmaya çalışıyorum. Ama ben beni yuhalayanları affediyorum… (Hürriyet’ten)

Televizyonla aramız pek iyi olmadığı için dün gece haberi Twitter’dan aldık. Twitter’daki durum sanırım Türkiye’nin durumunu anlamak için güzel bir örnekti. Bir yanda bir sanatçının sahnede Kürtçe Türkü söylemesini üstelik bunu bir Caz Festivalinde yuhalanları önceki gün yaşanan terör nedenli can kayıpları nedeniyle haklı bulanlar, diğer yanda önüne geleni ”Faşist”, ”Beyaz Türk” gibi yaftalarla suçlayanlar…

Yanyana bir konseri izlemeyi beceremeyen, yıllarca terör örgütünün tüm Kürtleri temsil etmediğini söyleyip ardından terör örgütünün yaptıklarından tüm Kürtleri hatta Kürtçeyi dahası Kürtçe Türkü okuyan bir sanatçıyı faturalandıranlarla bu faturayı kesenlere tepki olarak ülkenin Batısı’nı topyekün ”Faşist” ilan eden Rasimozansal bakışı aynı kefeye koyduğumuzu belirtmek isteriz öncelikle…

Sanat bir özgürlük alanıdır. Siyaset ise yine insanları özgürleştiren bir alan olması gerekirken maalesef dünyayı kocaman bir hapishaneye çeviren bir oyun olma yolunda yüzyıllardır epey yol katetmiş bir haldedir. Özgürlüklerin birinci dereceden muhatabı birey ise ilginç bir şekilde bireyken özgürlükçü olabilirken, topluluk haline gelince canavarlaşabiliyor.

Düşünmek insanın en önemli eylemi, becerisi… Köşeye sıkışan kedi tırmalar, yılan sokar, özetle zor durumdaki hayvan saldırır. Bu zor durumları çözmek, fikir üretmek, makul olmak, karşı tarafı da düşünebilmek, empati gibi eylemler tamamen insanidir. Herhangi bir ırkın evladı, dinin mümini, siyasi görüşün neferi olurken insan olduğumuzu bilmek dahası karşımızdakinin de aynı özelliklere sahip olduğunu bilmek bizleri daha makul bir sürece sokacaktır diye umut ediyoruz.

Siyasal içerikli bir site değiliz ama bizdeki gibi her şeyin birbirine girdiği bir ülkede bu yazıyı yazmak zorunluluktu. Her türden baskının sansürün karşısında sanatın ve sanatçının yanında saf tutmamız Baykuşumuzun doğası gereğiz.

Terörü ve terör örgütünü lanetlediğimiz gibi bunu bir etki kabul edip sanatçılara, bir topluma, bir dile, bir kültüre tepki gösterenlerin tepkilerini hiç bir şekilde haklı bulmadığımızı da belirtmek isteriz.

Dün gece yaşananlarla ilgili Aynur Doğan’ın Hürriyet gazetesine yaptığı açıklama;

“Bu konserin yapılacağı ve bir çok dilde şarkılar söyleneceği aylar öncesinden belliydi. Yapılanları bir provakasyon olarak algıladım. Konsere gelen diğer insanların da tadı kaçtı. Her ne yaşamış olursak olalım biz sanatın kardeşlik olduğu göstermeye devam edeceğiz.”

“Ben beni yuhalayanları affediyorum…”

Sonraki sayfa »