Sherlock Holmes ve Ölülerin Bilgeliği

Yazan: 22 Temmuz 2009  
Kategori: EDEBİYAT

“HOLMES’Ü KİM YAZDI!”

Rodolfo Martínez‘in Sherlock Holmes ve Ölülerin Bilgeliği adlı romanı beni edebiyatta çokça karşılaşılan bir durumu tekrar düşünmeye zorladı. Genelde edebiyat dünyasında bir yazar tarafından yaratılan bir karakter eğer çok sevilmişse yazarın ölümünden sonra karakterin maceralarının başka yazarlar tarafından devam ettirilmesi gibi bir durum söz konusudur. Devamını oku

“Austen’in Aşk Yorumu”

Yazan: 13 Temmuz 2009  
Kategori: EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT

“İnsanların çok iyi olmasını istemiyorum, çünkü bu, beni onları sevme sıkıntısından koruyor.” Jane Austen

“ZITLIKLAR ve ÇATIŞMALARIN YAZARI”

askvegurur_jane_austen

Jane Austen’in Aşk ve Gurur’unu okurken aklıma sık sık daha önce Sırma Köksal’ın yazdığı bir yazı geldi. Sırma Köksal bu yazısında Yay burcu ünlülerinden bahsediyor ve bir yayın en önemli özelliklerinden birinin eleştirmek, çevresinde gördüğü yanlış, komik ya da saçma davranışları alaya almak olduğunu belirttikten sonra, Jane Austen’in de bunu en iyi ve eğlenceli bir şekilde yapan yazarlardan biri olduğunu belirtiyordu. Devamını oku

“Tanrısız Bir Aziz: Albert Camus”

Yazan: 21 Haziran 2009  
Kategori: EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT

“BAŞKALDIRIYORUM ÖYLEYSE VARIZ”

sisyphus_by_von_stuckKimileri onu, insanın sosyal ve siyasal alandaki tavrının adalet düşüncesinden hareketle olması gerektiği yönündeki düşünceleri, herkes için görece bir özgürlük istemesi ve ilkçağ değerlerine duyduğu yakınlıktan dolayı bir hümanist, gizli bir ahlakçı ya da doğa tutkunu olarak yorumlar. Ama belki de o sadece nasıl “Tanrısız bir aziz” olunacağının yolunu arıyordu ve kendisinden önce geliştirilen felsefi düşünceler onu tatmin etmiyordu. Devamını oku

Aşk Yeniden – Marc LEVY

Yazan: 22 Mayıs 2009  
Kategori: EDEBİYAT

Marc Levy’nin “Dostlarım, Aşklarım” adlı romanını okurken oldukça eğlendiğimi söylemeliyim. Özellikle de Fransa ve İngiltere arasında mekik dokuyan trenlerle ilgili kısma bayıldım. Marc Levy iki ülkeyi birbirine bağlayan trenlere kitabında özel bir anlam yükleyerek, trenleri romanın kahramanlarından biri haline getirmiş. Bu şekilde, insan gerçekten aşık olduğunda ve eğer gerçekten birlikte olmak istiyorsa iki aşık arasındaki her türlü mesafenin ve engelin aşılabileceğini vurguladığı gibi, insan ilişkilerinde fedakarlığın, anlayışın, hoşgörünün ve yardımseverliğin önemine de dikkat çekmiş. Devamını oku