Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesi – Wristcutters: A Love Story

Yazan: 16 Haziran 2009  
Kategori: SİNEMA

Öldükten sonra nasıl bir dünyanın bizi beklediği gideceğimiz yerin cennet, cehennem yada araf’ta sıkışıp kalmış bir kayıp ruh olacağımıza ilişkin pek çok film izlemişizdir. Oysa ki yönetmen Goran Dukic in fantastik filmi sadece intihar edenlerden kurulu bir paralel dünyanın varlığı söz konusu olabilir mi? sorusunu soruyor bizlere.

Aşık olduğu kadının kendisini terk etmesi üzerine Zia gündelik rutin işlerini tamamladıktan sonra gayet sakin ve olağan bir rutin içersinde banyoya girip bileklerini keser ve ölür. Gözlerini açtığında çevresinde intihar edenlerden oluşan bir dünyaya merhaba der. Burda bir pizzacı da iş bulur ve ardından iyiliksever avusturyalı ev sahibi ona bir oda da verir.  Boş zmaanlarında takıldığı bar da Joy Division ve Nirvana çalmaktadır ironik bir şekilde. Zamanla burda Eugene isimli şanslı! bir rus ile tanışır. Eugene şanslıdır çünkü tüm ailesi intihar ettiği için burada yalşnızlık çekmemektedir. Zamanla dostlukları ilerleyen ikili bir gün barda Zia nın eski bir arkadşaı ile karşılaşıp uğruna öldüğü sevgilisi Desiree’nin de intihar ettiğini öğrenince öte dünyada bir mutluluk avına doğru yelken çamaya hazırdır. Biraz zorluk çıkarsa da Eugene de ona katılır ve intihar edenlerin dünyasında bir aşk yolculuğu başlar.

bilek

Yollar birbirini kovalarken, Eugene yolda gördükleri otostopçu kızı da maceraya dahil eder. Mikal isimli bu genç kızın hikayesi ise hepten ilginçtir. Anlattığına göre o aslında intihar etmemiştir ve duyduklarından yola çıkarak Beyaz Giyen Adamları aramaktadır. Onları bulup yanlışlığı düzeltmeleri gerektiğini söyleyecektir. Soluk renkleri, gülümsemenin olmadığı bir dünya tasviri ile renksiz temposuz ama ilginç bir serüven başlamaktadır.

Tam bu sırada esas adam ortaya çıkar, Tom Waits Kneller rolünde filmin esas adamı olarak yer almaktadır. Onun kampına katılarak yola ara veren 3 lü burda ilginç mucizelere imza atsalar da Zia için bu süreç biraz sıkıntılı ve gecikmeli olacaktır.

Kamptaki güzel günlerin ardından aralarında yakınlaşma başlayan Zia ve Mikal, Kneel ile birlikte çıktıkları araştırma gezisinde vardıkları kale de Desiree ile karşılaşınca Zia küllerinden yeniden doğan bir aşkı yaşamak ister.

Film konu olarak çok farklı ve fantastik öğeleri ele alıyor filmin sonunu anlatmaktan özellikle kaçındım ki izlememiş olanlarda bu zevki paylaşabilsinler. Öte dünyanın varlığı dışında insanların intihara yakın olanlar ve olmayanlar diye neredeyse ikiye ayrılabileceğini savunan bir film var karşımızda. Acaba gerçekten de intihara meğilli insanlar tek tip midir? Öldüklerinde böyle mutsuz ve soluk bir yaşamı mı devam ettiriyorlar? Film bir intihar filmi olmaktan çok aslında bir romantik komedi tarzını yakalamış gibi görünse de, fantastik öğelerle kendini bu türden derin bir şekilde soyutluyor. Anlatım tarzının yukarıda da belirttiğim gibi, sadece lirik olmayıp görsel bir duygu yüklemesi olarak ele alındığı göz önüne alınırsa sinema için güzel bir kombinasyonun yakalandığını kabul etmekten başka çare kalmıyor bizlere. Seyretmeyenler için bir de güzel bir duyuru yapayım bu filmin DVD si pekçok markette 4,99′ a satılıyor.

Oyuncular

Patrick Fugit … Zia

Shannyn Sossamon … Mikal

Shea Whigham … Eugene

Leslie Bibb … Desiree

Tom Waits … Kneller

Bu yazı 54 defa okundu

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!