Dalyan’da Çocuk Olmak
Yazan: Emrah ATİK 30 Eylül 2010
Kategori: KÜLTÜR SANAT
Dedeme…
Zamanda yolculuk şansım olsa avcılık, toplayıcılık döneminde deniz kenarı biyere giderim. Balığı yengeci ahtabotu yakalaması kolay, hadi rokaydı maydanozdu onlar da biter toprakdan ama şu rakıyı nası halledecez onu düşünürüm… Şarapnan idare edecez gari…
Çocukluğu aşağı yukarı o avcılık toplayıcılık dönemine benzer bizim kuşağın, bir nevi nostalji yani.
Küçükken dedemi elinde süpürge orayı burayı süpürürken gördüğümde nenem hasta sanmıştım. Ne sordum çocuk aklımla hatırlamıyorum ama dedemin cevabını unutmam;
Nenen adam değil mi len, her işi o mu yapacak?
Adamdan kastı insan, o kadar da olsun gari… Dedem benim, akşam nenem balıkları hallerken bahçeden rokaydı maydonozdu toplar salatayı yapar… Yıllardır iki kadeh rakı içer akşamları… Üç olmaz bir hiç olmaz ama o doktorları kandırır; domuz sıkısı der kadehi doldururken… Onun iki kadehi sizin bizim dört kadehimiz… Seksenküsur yaşında ama şimdi balığa çıksak yüz metreden demir çeker… Sabahları yürüyüş yapar, canı gıymatlı… Ömründe çalışmamış, hovardalık yaşam felsefesi… Bizim Ortaca’nın ilk telefonu onda, ilk televizyonu onda…
Çocukluğumun ilk demleri yaylalarda geçti, biri dedemi keklik avına götürdü onun da hoşuna gitti diye… Allahtan başka biri gecikmeden balığa çıkardı dedemi de çocukluğumun büyük bölümü Dalyan sahillerinde geçti…
Akşam balığa çıkarız teknemizle gölde, illaki yem biter, dedem yollar beni sazlıkların içine, balık yemi bulacaz yılanların yengeçlerin içinde… ‘Dede yaaaa’ hayıflanışıma cevabı yıllarca hiç değişmedi;
Evde güccük olcaaana dağda domuz ol daha iyi…
Bu yazı 142 defa okundu



















Bilun Şen tarafından 30 Mart 2009 20:44 tarihinde
Zevkle okuyorum anılarını.. Ege’yi yakından tanıyoruz her satırda, sağol..
Emrah Atik tarafından 30 Mart 2009 20:46 tarihinde
Valla seçim sonuçları gurur tablosu gibiydi bizim için, ülke genelinde hayal kırıklığı yaşasak da:) Onun coşkusuyla sarıldık yine en Egelisinden anılarımıza:)
serdar parlar tarafından 30 Mart 2009 22:02 tarihinde
leenn sen dokdorun torunumun..
Birader gelecegim izmir’e.. haber verecegim..agzina saglik..Gavur izmir’e saygilar..tebrikler..
Emrah Atik tarafından 30 Mart 2009 22:04 tarihinde
Serdarım gelmeden haberleşelim de geldiğinde Güzelbahçe’de güzel balık restoranlar var, güzelleşelim:)
Bilun Şen tarafından 31 Mart 2009 13:08 tarihinde
Sizin için gurur tablosuydu tabi. Biz yine aynen maalesef :/
esin atik tarafından 01 Nisan 2009 18:29 tarihinde
Evde güccük olcaaana dağda domuz ol daha iyi…dedemizin sözdür ama, bundan ders alıp aynısını küçüklerine yapmamayı denemedi benim abim pek. sofrada tuz eksik olurdu abiminde küçüğü vardı artık ve dönemin hırsını benden çıkardı..:)aynı söz neslilden nesile aktarılacaktır…:)abime sevgilerle…(EMRAH ATİK)
Emrah Atik tarafından 01 Nisan 2009 19:20 tarihinde
Hain kardeş intikamını alır ve sahne kapanır:)
Evet yaa canım kardeşim şimdi düşünüyorum da sen doğduğun vakitlerde uzaktan kumandalı tv yoktu, uzaktan küçük kardeşli tv vardı:DDDDDD
öpüyorum seni…
iremF. tarafından 30 Eylül 2010 12:40 tarihinde
ne güzel 1anıydı, zevkle okudum Emrah..
Işık ERDOĞAN tarafından 28 Şubat 2011 11:42 tarihinde
Çok güzel bir yazı, kaleminize sağlık…Memleketime ve çocukluluğuma gittim sayenizde…