ELEFTHERİA ARVANİTAKİ; Ege’nin büyülü sesi…

Yazan: 04 Mart 2009  
Kategori: KÜLTÜR SANAT, Manşet

Ege’nin ve hatta Akdeniz’in bu kimi zaman hüzünlü kimi zaman coşkulu ama her zaman muhteşem sesi Rembetiko’nun anavatanındaydı dün akşam…

Tanıtım kitapçığında ‘’Sesi o kadar temiz ve duygu doludur ki şarkının sözlerini anlamasanız bile sizi sürükleyip alır…’’ diyor. Bu tanımlama öyle doğru ki… Tek kelime Yunanca bilmeyen ben O’nun büyülü sesi eşliğinde Dalyan’da geçen çocukluğumun yazlarına; balıklarla yengeçlerle bezenmiş hayatımın mutlu akvaryumuna seyahat ettim dün gece…

eleftheria-arvanitaki

Biraz Balkan biraz Akdeniz ama daha çok Ege… Türküler böyle özetlenebilir aslında… Konser öncesi aslında ‘’bu Caz mıdır?’’ sorusu kafamdaydı, sonuçta Ege türküleri hatta bir miktar Pop’a da bulaşmış albümleri olan bir sanatçı… Ama konser çıkışı sorduğum sorudan utandım. Evet bu Egeli bir Caz örneğiydi… Hem de son derece başarılı bir örnek…

Samos Valisi Emmanouil N. Karlas tanıtım broşüründe şöyle diyor;
‘’Aritmetiğin ve armoninin babası filozof Pytagor’un memleketi Samos, uzun yıllardan beri yerel, ulusal ve uluslar arası müzik ve görsel etkinliğe ev sahipliği yapmıştır, çünkü sanatın, insanları medenileştirdiğine ve rahatlattığına, halkları birleştirdiğine ve dünyadaki barışı, işbirliğini ve dostluğu sağlamlaştırdığına inanıyoruz.’’

Evet sınırları çizenlerin, düşmanlıkları besleyenlerin baş edemedikleri tek olgu belki de SANAT! Bu nedenle değil mi her despot yönetimin baskı altına aldığı ilk şeylerden birisi de sanat ve sanatçı?

HACİVAT SİZİN OLSUN KARAGÖZ BİZİM, YOĞURT BİZDE KALSIN CACIKİ SİZİN OLSUN

arvanitaki

Abuk paylaşımlar konusunda dahi dalaştığımız bu komşuyla kültürel malzeme, yaşam biçimi, yediğimiz içtiğimiz ve daha birçok konuda öyle çok ortak yönümüz var ki…

Askerliğimde Girit adasına kısa süreliğine demir atmıştık. Adayı gezinirken yaşlı bir amcanın bizimkilerden hiç de farkı olmayan bir kahvenin dışındaki masada güneşe ve denize karşı bana bence Türk ona göre Yunan kahvesi ısmarlamışlığı var. Kahve aynı kahve… Tat aynı, baktığımız deniz aynı, bizi kavuran güneş aynı… Amcayı uzaktan görseniz bu adam Türk de diyebilirsiniz, Yunan da… Tipimiz dahi benziyor… Yarım yamalak Türkçesi ile İzmir hasreti anlatıyor… Yaş seksene yakın muhtemelen… Buyurun bu amcaya düşman olun…

Biz küçükken sabahları hava berrak ise Rodos’u görürdük uzaktan, aramızdan geçen tekneleri sayardık… Geceleri radyoyu açtığımızda Yunan müzikleri çalardı, bizde yasaklı olduğundan Yılmaz Güney filmlerini onların televizyonundan izlerdik siyah beyaz…

Avladığımız ve afiyetle yediğimiz balıklar belki vizesiz gelip geçmişti sınırlardan… Üzerinde yaşadığımız topraklarda izleri var… Turizm denilince bir rehberin götürüp gezdirdiği insanlar hangi harabelere hayranlıkla bakıyor? Bizim onların mimarisinde hiç mi etkimiz yok?

Eleftheria’nın dün gece verdiği muhteşem konserle bütün bu düşünceler, anılar film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden.

Albümlerini yaklaşık 8-10 yıldır dinlediğim, kitapçılık dönemlerimde dinlettirdiğim, sattığım… Hayranlık kelimesini sevmiyorum ama hemen her albümünü ilgiyle takip ettiğim diyelim bu deniz kızını canlı izlemenin hazzını bizlere yaşatan herkese çok teşekkür ediyorum…

Bu yazı 1.498 defa okundu

Yorumlar

"ELEFTHERİA ARVANİTAKİ; Ege’nin büyülü sesi…" için 3 yorum

  1. huysuz-sanrılar tarafından 04 Mart 2009 18:22 tarihinde 

    neden şarkı eklentisi yok sayfada?
    :( (
    güzel olurdu alıştırmıştın oysa bizleri şarkıyla uyumlu yazılarına.

  2. Emrah Atik tarafından 04 Mart 2009 20:30 tarihinde 

    İstersiniz de olmaz mı?
    İşte şakımız:)

  3. huysuz-sanrılar tarafından 04 Mart 2009 22:38 tarihinde 

    mersilerden bir demet efendim teşekkür ettim.
    şarkı seçimide oldukca zevkli gözümden kaçmadı değil hani :) )
    sevgiyle.


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!