İdil Biret, Alperenler, Uygurlar Ve Mizahın Gücü

Yazan: Admin 16 Temmuz 2009  
Kategori: GÜNCEL

İdil Biret, Alperenler Ve Uygurlar

Aynı cümlede kullanılamayacakmış gibi absürd dursalar da herkesin malumu olan konser baskını sebebiyle aynı cümleyi paylaşır oldular…

liveimages_foto-haber_topkapi-sarayi-baskini-mizah-dergilerinde_penguen_kapak356

Bir olaya tepki vermek de beğenmek kadar doğal bir haktır. Bunu yargılamak mümkün değil ama verilen tepkinin şekli sizi komik durumlara düşürebileceği gibi tepki verdiğiniz kişiye hayatı zindan da edebilir. Bu coğrafya da demokratik tepki konusu ciddi bir muamma.

Sivas’ta insanları yakmak da bir tepki, Cumhuriyet Mitingleri de…

Bir konserin gerçekleştirilmesini çeşitli nedenlerle istemeyebilirsiniz. Ama bunu istememe şekliniz konser alanını basmak, kutsal değerleri ortaya dökmek vs olunca iş biraz komediye de dönüyor. Öncelikle kendinize haksızlık ediyorsunuz. Ortaya çıkan durumda izleyen için şöyle bir ayırdımın yapılmasına olanak sağlamış oluyorsunuz aynı zamanda; Düşünen insanın tepki şekli ile gaza getirilen insanın tepki şekli…

Düşünen insanın fikrini, tepkisini veya beğenisini gösterme tarzında şiddet yoktur, kutsal değerlere sarılmasına da gerek yoktur. Düşüncesini de, tepkisini veya beğenisini de konuşarak veya yazıyla anlatabilir.

Fazla yoruma gerek yok, bu tarz tepkileri gösterenlerin ve bu tepki göstericileri gaza getiren kimi medya kuruluşlarının boyunları mizahın önünde kıldan ince oluyor.

liveimages_foto-haber_topkapi-sarayi-baskini-mizah-dergilerinde_15072009083520

Tekrar etmekte fayda var; İdil Biret konserinin gerçekleştirilmesini istememek veya o mekanda gerçekleştirilmesini istememek bir haktır ama bu hakkı kullanış tarzı sizin kimliğinizle, eğitiminizle, hayata bakışınızla ilintili olarak sadece sizi değil savunduğunuz düşünceyi de komik hallere sokabilir.

Mizah dergileri de bu konuya el atmakta gecikmediler elbette. Alıntıladığımız dergi kapakları aslında biraz da ağlanacak halimize gülme durumunu yansıtıyor.

Burada özellikle Vakit gazetesinin yayıncılık anlayışından kısaca bahsetmekte yarar var. Sürekli birilerini birilerine kışkırtmaya çalışan sözde ”Hoşgörü(!)” temsilcisi cemaatin iyi polis kötü polis oyununda kötü polisi oynayan gazetesinin (iyi polis de Zaman gazetesi oluyor kendilerince herhalde) unuttuğu küçük bir detay var; beğenmesiniz de, kızsanız da tepki duyduğunuz bu insanlarla aynı coğrafyayı, ülkeyi hatta evreni paylaşmaktasınız.

Demokrasi, hak ve özgürlükler sadece sizden olanlar için değil herkes içindir.

YAZIYI PAYLAŞ:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • FriendFeed
  • Twitter

Bu yazı 998 kişi tarafından okundu.

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!