İki yönetmenin yükselişi; Tarsem’den Boe’ye….

Yazan: Cemal Varhan 04 Mayıs 2009  
Kategori: Manşet, SİNEMA

Millenium sinemasında biri görsellik ve kurgu diğeri ise anlatımları ile öne çıkan iki isim var. İlki görsellik ustası Tarsem Singh, aslında video klip yönetmenliğiyle başlamasının verdiği bir özellikten olsa gerek ki Tarsem bize çok renkli bir film izletme kaygısını taşıyor.

İlk filmi olan The Cell – 2000 (Hücre)de beyinler arası yolculukta JLo ile de bezenmiş bir fantastik dünyanın kapılarını aralamıştı. Oysa ikinci filmi The Fall – 2006* (Düşüş) ile görselliğin sınırlarını zorlayan bir efekt ve gerçek mekan kullanımlarına girişmiş ve ortaya izlemeye doyum olmayan bir şaheser çıkmıştır.24_boat Film izleyen herkesi çok memnun etse de filmin konusu sorulduğunda anlatmakta biraz güçlük çekebiliyor insan ilk izlediğinde, çünkü filmin görselliğine o kadar dalıp gidiyorsunuz ki konunun ne olduğunu yitiriyorsunuz. Filmin en büyük özelliği ise arka planlarda mavi ekran kullanılmaması ve birkaç saniyelik çekimler için bile tamamen gerçek mekanların tercih edilmesi. Tabii bunun en büyük handikabı da karşımıza zaman + para denkleminin her iki yanının da tavana vurmasıyla son buluşu oluyor. Film 4 yıl gibi çok uzun bir sürede çekilebilmiş ve çok büyük bütçelere mal olmuşsa da filmi izleyince buna değdiğini görüyorsunuz. Film 1981 yapımı Zako Heskija filmi “Yo ho ho” yu kendisine temel olarak almış ama görsel bir şölene dönüşerek son dönemin en güzel sinema örneğini bize sunmuştur.


The Fall
by bulsara

İkinci yönetmenimiz ise Avrupa’dan, Christoffer Boe. İlk uzun metrajlı filmi olan Reconstruction – 2003 (Yeniden Sev Beni) filmi ile zihnin karanlık bölgelerinde yolculuk yapan ama tipik kuzey sineması karanlık filmi geleneğinden fazla uzaklaşmayan Boe bu filmindeki kurgusal git gel ler ve karakterlerin arasındaki duygusal varoluş yok oluşları her seferinde yeninde kurgulayarak farklı bir film izlettirmişti. Ardından 2005 yılında Allegro (Seni Seviyorum Diyebilmek) filmi başarılı bir müzisyen olmak için çıktığı yolda zamanla doğduğu şehirden, sevdiği kadından ayrı düşen bir adamın yıllar sonra hatırlarıyla çevrili farklı bir boyuta dönüşmüş bir bölge ye yolculuğu ile geçmişiyle ilgili sorgulamaları yapmasını konu alan sıra dışı bir film sundu bizlere.
Artık bizi daha fazla şaşırtamaz dediğimiz anda da sinema nın tüm kalıplarını yıkarak 2006 da Offscreen i çekti. Aktör Nicholas Bro ile birlikte gerçek zamanlı bir yaşamın ifade edildiği film deneysel bir çalışmanın insan hayatındaki gerçeklerle nasıl çakıştığını ele veriyor.


Reconstruction
by bulsara

Açıklamalar:
* Film her ne kadar 2006 olarak geçse de vizyon tarihi 2008 olup ülkemizde sadece İF 2008 kapsamında gösterime girmiş olup sinemalarda bu şöleni izleyemedik.
** http://thefall-locations.blogspot.com/ (The Fall/Düşüş filminden pek çok yeri resimli olarak bulabileceğiniz bir çalışma)

YAZIYI PAYLAŞ:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • FriendFeed
  • Twitter

Bu yazı 632 kişi tarafından okundu.

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!