KOLERA GÜNLERİNDE AŞK

Yazan: 12 Şubat 2009  
Kategori: SİNEMA

Akira Kurosawa der ki;
‘İyi bir yönetmen iyi bir senaryo ile başyapıtlar üretebilir; aynı senaryo ile vasat bir yönetmen ancak sıradan bir film yapabilir. Fakat kötü bir senaryo ile çok iyi bir yönetmen bile iyi bir film yapamaz.’

2282246387_0e004bf795_b

Şimdi muhteşem bir romanın sinemaya berbat bir uyarlamasını bu denklemin neresine yerleştirirsiniz?

Yıllar önce Marquez‘in bu harikulade romanını okuduğumda her güzel romandan sonra olduğu gibi kafamda bir film gibi izlemiştim… Anlatım öyle başarılı, kurgu öyle sağlamdı ki zaten kelimeler kafanızda görüntülere dönüşüyordu…

Yıllar sonra filme çekildi roman ve ben yeni izledim. Pişmanlık kelimesinin hafif kalacağını düşünüyorum izleme konusunda. O muhteşem romandan uzun metrajlı bir Meksika dizisi çıkarma başarısını bir yana bırakırsak, oyuncuları yaşlandırma beceriksizliği, esas oğlanı yıllarca aşkını bekleyen salya sümük bir adama çevirmesi…

Düşünüyorum acaba kitabı okumamış olsaydım filmi beğenir miydim? Hiç zannetmiyorum. Bu nedenle kitabı okumayanlara şiddetle tavsiye ederken filmden uzak durmanız sağlığınız ve de estetik değerleriniz için daha hayırlı olur diyeceğim:) Hatta önce filmi izlediyseniz sakın ola Marquez’den soğumayınız… Yüzyıllık Yalnızlık, Kırmızı Pazartesi, Aşk ve Öbür Cinler ve daha birçok güzel kitabın yazarı olan bu Latin delikanlısını okuyunuz ve Ey yönetmenler böylesine güzel romanlardan mümkünse uzak durunuz:)

Bu yazı 4 defa okundu

Yorumlar

"KOLERA GÜNLERİNDE AŞK" için 3 yorum

  1. bulsara tarafından 07 Mayıs 2009 12:18 tarihinde 

    Ki kadrodaki oyunuları ( Javier Bardem, Giovanna Mezzogiorno ) da göz önüne alınca her şeyin mkemmel olmaması için hiç bir sebep yok gibi duruyordu :( Ne yazık k Marquez ailesinin yaşamını ölümünden sonra garantiye alabilmek için bu projeye onay vermişti.

  2. seashell tarafından 14 Mayıs 2009 19:54 tarihinde 

    Filmin yönetmeni Mike Newell, 1994 yapımı “Dört Nikah Bir Cenaze ” isimli romantik komedi ile ünlendi. Son yıllarda “Mona Lisa’nın Gülüşü” filmi beklenen etkiyi yaratmadı.
    Senarist Ronald Harwood ise adını “The Dresser” filmi ile duyurdu. Bu film ile Oscar’a, Altın Küre’ye ve BAFTA’ya aday olmuştu. Harwood piyanist filminin senaryosuyla “en İyi uyarlama senaryo dalında” Oscar kazandı.
    Bence başarılı bir senaristin kötü senaryosu ve filmin özensiz yönetimi nedeni ile Kolera Günlerinde Aşk uzak durulması gereken filmlerden.

  3. Emrah Atik tarafından 14 Mayıs 2009 22:10 tarihinde 

    Haklısınız…
    Muhteşem bir romandan bunu çıkarabilen ekipten uzak durmak en akıllıcası:)


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!