Memleketimden Okur Yazar Manzaraları

Yazan: 22 Mayıs 2009  
Kategori: EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT

Okur yazar olmanın sizi cehalet istatistiğinin dışında bıraktığı cennet vatanımda her ne kadar bir çoğumuz yazma yeteneğini yalnızca resmi dairelerde mecburen doldurulan formlarda, okuma işini de tebligatlarda ve ara sıra da olsa gazetelerde kullansak da iş konuşmaya gelince üstümüze ırk yoktur. Hemen her konuda en az üç cümle kurabilme yetisi genetik kodlarımızda saklı olsa gerek.

Ama yazmak veya okumak konusunu kitaplar üzerinden yürütürsek ağlanacak halimize gülümseyerek başlamamız gerekir konumuza. Gülümserken de okumaya devamedilebileceğine göre devam edebiliriz.

Bu ülkede yazarların muhtemel en büyük sıkıntısı bir kalıba -gerek siyasi, gerek felsefi- sokulmaya çalışılmaları olsa gerek. Özgür olma şansları yok gibi, ya da bunun için bedel ödemeleri gerekiyor. Siyasi baskılar vs konumuz dışında şu an, benim bahsetmek istediğim direkt olarak okurların, medyanın, okuyan kesimin ve genel anlamda toplumun baskısı.

liotard

Düşünün Orhan Pamuk’sunuz, kitaplarınız birçok dile çevrilmiş, Nobel Edebiyat Ödülü almışsınız, bu ülkede siyaseten sevilmiyorsunuz, sizi seviyormuş gibi görünenler ise ”yok Türkiye’nin adını duyurdu/turizm patlaması yaratacak” türünden Hadise muamelesi çekiyor. Oysa siz yazarsınız ve kitaplar yazıyorsunuz, sizi dünya okuyor ama anadilinizin konuşulduğu ülkede kitaplarınız değil konuşmalarınız gündemde…

Hadi yazar birçok şeyin bilincinde olarak soyunuyor bu işe. Okurların durumuna ne demeli, okumakta olduğunuz kitaptan karakter analizinizi yapanlar, sizi siyasi veya dini anlamda etiketleyenler ve daha niceleri… Bir zamanlar okursanız ‘gomünist!’tiniz, şimdi ‘entel!’ veya aptal muamelesi görmeniz olası. Okumamanın övünç kaynağı olabildiği tuhaf bir ülke burası ama ”Eğitim çok önemli!”. Zaten eğitim dediğiniz de ya şeyhe mürit yetiştirir ya da lidere tebaa…

Dönelim yazarlara; Özgür olamadan özgün olunabilir mi? Yazdıklarınız ya da düşünceleriniz nedeniyle linç edilme riskiniz olan bir ülkede yazmak kolay mı?

”Bizden bir Boris Vian çıkmaz aabi” lafını hiç duymadınız mı? Çıkmaz tabi abicim, bizde Boris Vian’ın kitabını basan adam bile bir sürü zorluk çekiyor, kendisini ne yaparlardı kimbilir?

Okumak bir haz işidir, ciddi bir iştir aynı zamanda… Boş vakitleri doldurmak için, öğretmenin istediği özet için ya da uykunuz gelsin diye yapılacak sıkıcı bir iş değildir. Bu konuda Calvino’nun, Borges’in harika metinleri ya da öykü içine sıkıştırılmış bölümleri var, benden çok daha iyi anlatıyorlar…

İletişim Yayınlarının çok sevdiğim sloganı sanırım buraya cuk oturacak;

Okumak İptiladır Müptelalara Selam!

Bu yazı 14 defa okundu

Yorumlar

"Memleketimden Okur Yazar Manzaraları" için 2 yorum

  1. ayşegül yüksel tarafından 21 Mayıs 2009 23:06 tarihinde 

    Hemen üsütme alınıp selamınıza selam vereyim.
    Okumak hem yara hem merhem :)
    Daha çok merhem sanırım

  2. Emrah Atik tarafından 21 Mayıs 2009 23:14 tarihinde 

    Daha çok tutku sanki:)


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!