Benzerlerinden çok daha farklı bir içerikle, Türkiye’de ilk kez Gümüşlük Akademisi – İstanbul Arnavutköy’de gerçekleştirilen, daha önce üç kez Ankara’da da yoğun ilgiyle karşılanan, iki yüze yakın kişinin katıldığı Yaratıcı Okurluk Atölyesi baharda ilk kez İzmir’e ve dördüncü kez Ankara’ya uğruyor.

Atölyeye daha önce katılanlar birbirleriyle iletişimde kalarak okuma kulüpleri, okuma grupları kurdu, hayatlarına edebi bir zenginlik kattılar, bir sürü güzel geribildirim ulaştı elime. Niye mi? Çünkü okumak, anlamanın – anlaşmanın ilk adımı. Dünya, anlam üzerinde durur. Anlamadığımız şeyler hayatı zorlaştırır. İçinden edebiyatın, tarihin, dinin, hatıranın ve şarkıların geçtiği bu programa dünyanın en tanınmış yazarı da, yazmayı hiç denememiş bir okur da sadece okur olarak davetli…
 Bu atölyenin ana ekseni yazarlık öğretmek değil; Nabokov’un derslerinden mülhem, edebiyat yeteneğinin doğuştan olduğunu, öğretilebileceğini düşünmüyorum. Peki okurlar bu programda ne yapacak diyeceksiniz? Herhalde karşı be karşı oturup kitap okumayacağız Harflerin tarihinden girecek, kelimenin macerasına uzanacak; cümlenin ne olduğundan edebi cümlenin nasıl bir şey olabileceğine; dilin kullanımından, bazı temel edebi metinlere dek büyük bir seyahate çıkacağız. Bununla da kalmayıp her ders sonunda seçtiğim özel metinleri bir sonraki derse kadar okuması gerekecek katılımcının. Farklı bir macera… Cemil Meriç’ten Homeros’a, Handke’den Balzac’a, Nâzım’dan Füruzan’a bir kazı çalışması…

Yazı, dil, edebiyat kültürü, teknik, üslup, bunlar öğretilebilir; denecek bir şey yok ama içerde ışıyan cevher para karşılığı alınıp satılamaz ne yazık ki… Kaldı ki herkes yazı yazmak zorunda değildir, gerçek edebiyat okurunun çok az olduğunu biliyoruz, iyi edebiyatın sundukları, bu çağın ‘değer’ silsilesi içinde pek parlak sayılmaz; bir ‘başarı öyküsü’ falan anlatmıyorsanız tabii. Çünkü iyi edebiyat, sizin başarınızın, bir başkasının başarısızlığı olduğunu da öğretir. Kelimeleri, cümleleri, harfleri, romanları, şiirleri, hikâyeleri, yazarları, tarihi, dini, şarkıları, masaya yatıracağız. Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce, katılımcı dostlarla birlikte ‘okumayı’ yeniden öğreneceğiz.
Borges’ten alıntılayalım: ‘Okumak yazmaktan öte bir iştir, daha uysal, daha uygar, daha entelektüeldir…’

Onur Caymaz ile Yaratıcı Okurluk

Onur Caymaz ile Yaratıcı Okurluk
7-8, 14-15 Mayıs 2016 DEU Dil Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi (DEDAM)
Detaylı bilgi: 0 542 495 35 96
yaraticiokurluk@gmail.com

-
Atölyeler

Editor

No Comments