Piyanosal Sanat Müzakereleri
Yazan: Emrah ATİK 28 Temmuz 2009
Kategori: SİNEMA
Boris Abiye saygı, sevgi ve dahi hürmetle…
Kahvesini yaparken musluktan kafasını uzatmış kendisini izleyen yılanbalığını bir çırpıda yakalayıp kafasını dişleriyle kopardı. Dişleri iğrendi, dudakları kıvrıldı ama o bu kaprislere aldırmadan yemek tarifi için Günlerin Köpüğü’nü çıkardı hemen kitaplığından.
…
-Piyano lazım bu eve…
-İyi de çalmayı bilmiyorsun ki…
-Çok ağır zaten…
-Sanat anlayışına hayranım.
-Salaklaşma birçok evde ünlü ressamların çakma tabloları var, herkes ressam mı?
-Çıldırtma beni insanlar tablolara bakabilir,
-Kediler de krallara hahaha… Ben de piyanoya bakarım.
-Canım benim piyano bir müzik enstrümanı, seyretmek için değil.
-Müzik insanın içindedir, piyano simgedir, ben bakarken duyarım müziği… Senin hayal gücün zayıf, sanattan arttan marttan anlamıyorsun. Sana dart alalım, ama okçuluk federasyonuna girmeye kalkma.
…
Yılanbalığı berbat oldu. Çiğken tadı daha iyiydi ama dişler ve dudaklar reddetti çiğ yemeyi. Bu sabah temizlikçi gelmedi süpürge kafasına göre takılmış ev kötü durumda, misafirler gelecek. Piyano henüz alınmadı. Dart esprisi tutmadı, kadıncık gitti. Temizlikçi gelmedi. Yoldan dondurma yiyen çocuklar geçiyor. Çok sıcak. Dünya yavaş mı dönüyor ne…
Bu yazı 59 defa okundu




















Yorumlar
Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!