Sağlıklı Yaşamın Sırrı; Tembellik

Yazan: Emrah Atik 05 Ağustos 2009  
Kategori: Manşet, MİZAH

KPSS, KPDS, ÜDS, ÖSS, ÖYS, OKS… Sonu S ile biten ve hayatımıza yön veren abuk sınavlar sürüsü. Siz hayata hayallerin, ideallerin yönverdiğini sanadurun, sınavdaki doğru ve yanlışlarınız karar verecek hayatınızın geri kalanına öğretmen veya muhasebeci ya da işte her neyse, nasıl devam edeceğinize …

oks_sinav_88

Okuma yazmayı öğrendiğimiz anda başlayan sınav koşuşturmacası okul hayatının sonunda da peşinizi bırakmaz. İş bulmak, bulunan işte kariyer yapmak da başarılı geçmek durumunda olan sınavların sonuçlarına bağlıdır. Bu kadar mı? Elbette hayır. Kişisel gelişim dedikleri şey sektör olalı artık dost edinmek gibi durumlar da sınava tabi… Mutlu evlilik, şahane cinsellik, işte aşkta okulda ormanda ve heryerde başarı…

Başaramamanın, istememenin, tembel olmanın, üşenmenin, ehlikeyf durumların, vurdumduymazlığın büyük günah olduğu günümüzde aslında insan olmak başlıbaşına bir problem. Klasik tabirle çocuktan yarış atı, büyükten robot olması istenen bir dünyaya çevirdiler buraları…

Kadın evde vamp yolda hanım hanımcık; erkek evde aslan ve dahi kaplan işte uysal, acınası, zavallı… Çocuklar ve deliler eskiden muaftı böylesi saçmalıklardan ama artık deliden bile adam gibi deli olması istenen bir dünya burası, çocukların günlüğü bir dolar…

Ölüm insanlara gerçeklerin bu kurmacada gibi olmadığını, hayat denen şeyin ne kadar değerli olduğunu hatırlatan, ”Dur Bir Mola Ver!” diyen biricik ve en çok korktuğumuz dostumuzken o da artık bir şov halini aldı. Koşuşturmacaya dur diyen her şey gibi o da bu sistemin düşmanı. Ama bu sistem düşmanından dahi para kazanır. Ölümden bile…

shte600span

Bir süredir birkaç arkadaş bir sahil kasabasında geçecek bir ömür hayalediyoruz. Bahçeli bir evde oturulacak, bahçede meyvedir sebzedir toprak neye izin veriyorsa yetiştirilecek, balığa çıkılacak, aylaklık yapılacak, kitap okunacak, film izlenecek, siesta mutlaka olacak… Ekmek evde yapılacak, bakkaldan yalnızca likit ihtiyacı karşılanacak… Televizyondan uzak durulacak. Limon ağaçları altında akşam sohbetleri aptal dizilere yeğlenecek.

Çocuklar herhangi bir sınava tabi tutulmayacak, denizle toprakla haşır neşir büyüyecek… ”Büyüyünce noolacan sen?” ya da ”Kimi daha çok seviyon bakim?” diye sorularla karşılaşmayacak.

Demem o ki sağlıklı ve doğal yaşama ayak uydurmuş insanlar olunacak.

Modern denilen hayattan ne kadar uzak o kadar sağlıklı!

İşte maddeler halinde kısa ve öz sırlar listesi:) Bu kişisel geliştiren dev kıyak sadece ve sadece İzmir’de Sanat’ta…

-Bankalardan uzak durun! Mümkünse bankamatik kartı dahi kullanmayın.
-Eve televizyon denen aleti sokmayın!
-Alışveriş merkezlerine girmeyin!
-Sizi reklam denen canavarın hedefine oturtan herşeyden herkesten koşar adımlarla uzaklaşın. Gazete dahi okumayın.
-Toprakla, denizle, bitki örtüsüyle ve diğer canlı türleriyle bağınızı asla koparmayın!
-Ölüm denen şeyi asla unutmayın!
-Edebiyattan, sanattan, müzikten uzak kalmayın.
-Kitap okuyun!
-Bulunduğunuz yörenin iklimine ve bitki örtüsüne uygun yiyeceklerle beslenin.
-Siyasetten uzak durun!
-Şeyhliğe yada müritliğe özenmeyin, insan olmak kafidir!
-Spor yapın ama spor diye dolap beygiri gibi dönüpdurmak yerine doğaya açılın…

YAZIYI PAYLAŞ:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • email
  • FriendFeed
  • Twitter

Bu yazı 1,100 kişi tarafından okundu.

Yorumlar

"Sağlıklı Yaşamın Sırrı; Tembellik" için 3 yorum

  1. ayşegül yüksel tarafından 06 Ağustos 2009 10:32 tarihinde 

    Çok güzel bir yazı olmuş.İzmirde sanat bu yazılarıyla güzel ve sağlıklı…

    Mavimelek.com’a yaklaşmanız mesela Edebiyata emeğe değere pislik muamelesi yaptığı için zemanında :) pek anlamlı değildir. Grubuna üyeliğiniz hele edebiyattan, sanattan, müzikten temiz dünyanızı sürülere katıp sıradanlaştırabilir.

  2. tayfun ilhan tarafından 06 Ağustos 2009 11:10 tarihinde 

    Listeyi biraz uzatalım derim.Mesela;
    -Bilgisayarınızla ilişkinizi günlük azami yirmi dakika ile sınırlandırın
    -Mümkünse mega yerlerden değilde mikro yerlerden alışveriş yapın. Mahallenin bakkalı, kasabı, manavı vs…
    -Böcü börtü de doğanın bir parçası. Onlarıda sevmeyi öğrenin.
    -Günleri kutlananları ölümüne sevin ama o günleri kutlamayın. Anneler günü, babalar günü, sevgililer günü gibi..
    -Modayı takip etmeyin. Hatta moda cümlesinin ne anlama geldiğini unutun.
    -Greenpeace’e üye olun ve destekleyin.
    -Cittaslow hareketinin ne olduğunu bilmiyorsanız öğrenin ve destekleyin.
    -Kapitalizmi her türü ile mahkum edin.
    Sevgiyle kalın.

  3. YILDIZ CAN tarafından 12 Ağustos 2010 15:58 tarihinde 

    UZAK DURUN!UZAK DURUN! İyi güzelde bütün bu nasihatleri verirken eğer b.sayar,internet olmasa insanlarla hangi yolla iletişime geçip anlatacaksın.Eminim bu yazıyı yazan arkadaşın bile bütün günü beton duvarlar arasında,masasında nescafe elinde sigarası ve geç saatlere kadar bütün günü internetin başında geçiyordur.Psikologlar da nasihat veriyor fakat bir türlü kendi psikolojilerini düzeltemiyorlar.Sistemin çivisi çıkmış koyver kendini gitsin,elbet bir yerde durur.


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!