SIĞIRLARDA KİŞİSEL GELİŞİM
Yazan: Emrah Atik 16 Eylül 2009
Kategori: Manşet, MİZAH
KİŞİSEL GELİŞİM NOTLARI
BÖLÜM I
SIĞIRLARDA KİŞİSEL GELİŞİM
Sığır deyip geçmeyiniz, etinden sütünden ve dahi butundan hatta kimi terbiyesiz kişisel gelişimini tamamlayamamışların cinselliğinden dahi faydalandığı bu melul bakışlı, sakin dostlarımızın bunca kapitalist sömürü karşısında bu kadar sakin ve hoşgörülü olabilmelerinin bir sırrı var elbette; KİŞİSEL GELİŞİM!
Kişisel gelişimde son level’a kadar erişmiş olan bu canlıların buralara kadar nasıl geldiklerini incelemenin insanlık alemine atom bombasından daha faydalı olacağı kanaatindeyim.
Pek Uzak Doğularda sığırların yaşam biçimlerini ve hayata bakışlarını örnek alan Yüce Gurular onların sınıfına ulaşabilmek için çeşitli yöntemler geliştirdiler. Feng Shui, Tai Çi Çuan, Hotmayil ve Cimail bunlardan bazıları. Hatta Feysebukun da bir miktar bu esintiden faydalandığı söylentileri var. Ama netseler neyleseler Sığırlar katına erişemeyince bu canlıları kutsal ilan ettiler.
Günümüzde işte güçte, aşkta meşkte, ormanda ya da düz ovada, eş dost edinmede sınırsız başarı edinebilmek için edindiğiniz tekniklerin, çözmeye çalıştığınız beden dillerinin kökeni işte bu yaşamları gizemlerle dolu Sığırların hayata bakış biçiminde gizli.
Aynı dili konuşamadığımız için direkt olarak çözemiyoruz elbette bu ‘’Secret’’i. Çözdüm diyenlere aldırış etmeyiniz, onlar kadınlardan anlarım diyen erkeklere benzerler ki birkaçbin yılda bir gelir öylesi. Kutsal kaynaklar en son Don Juan’ı işaret ediyor bu konuda ama o da tüm yeteneklerini insanlığı aydınlatmak yerine kadın peşinde koşarak tüketmiş.
Şimdi bu açıklamalardan sonra sanırım Sığırların Gizemli Dünyasına giriş yapabiliriz.
Bildiğiniz üzere (eğer bilmiyorsanız dandik kişisel gelişim kitapları okumak yerine veteriner bir arkadaş edininiz) sığırlar daha yolun başındayken yani henüz Çekirge sınıfındayken, doğar doğmaz koşturmaya başlarlar. Biz zavallı insanoğlu emeklemek için bile bir yıl beklerken onlar birkaç dakika içinde depar atabilecek hale gelirler. Her şey Anne Sığırın bir iki dil darbesine bakar. Anne Sığır deyip geçmeyiniz, hem anne (oradan bir kutsallık var zaten), üstüne bir de sığır.
Büyümesinin ilk aşamasında bizler gibi bu tür de anne sütüyle gayet sağlıklı beslenir. İşte bize attığı bir önemli fark da sütten kesildikten sonra gelir; o sağlıklı beslenmeye devam eder, geniş çayırlara yayılıp son derece sağlıklı bitkisel ürünlerle beslenmesine devam eder. Ya biz? Alkol, sigara, Fast-food gibi sağlıksız alışkanlıklardan tutun da gündelik hayatımızı ve psikolojimizi perişan eden son zamanların moda hastalıkları stres ve depresyona kadar her anlamda yaşam biçimi olarak bu zeki canlı türünün gerisinde kalmaktayız.
Sığırlar sürü halinde yaşasalar da, başlarında çoğu zaman bir çoban olsa da yaşam biçimi olarak onları bizden üstün kılan, işte bu kişisel gelişimin son noktasına onları koyan bazı özellikleri kısaca maddeler halinde sıralamak istiyorum ki bu şekilde daha kolay anlaşılacak her şey…
- Bir sığır doğal yaşam alanlarına ihanet etmez, orman yaktığı görülmemiştir.
- Birarada yaşamanın tüm gerekliliklerini yerine getirir. Diğer sığıra karşı saygılıdır; cinayet, gasp, soygun gibi suçların sığırlar arasındaki oranı sıfırdır.
- Dini inanışlarının ya da siyasal eğilimlerinin reklamını yapmadıkları gibi bunu bir başka sığıra da yaşam biçimi olarak dayatmazlar.
- Şeyhlik, müritlik gibi durumlara sığırlarda rastlanmaz.
- Din, dil ve ırk ayrımı yapmazlar. Benekli diye bir sığırın diğer sığırlar tarafından ezildiği görülmüş şey değildir.
- Mesai yapmazlar, aptal yönetici kitapları yazıp çizip birbirlerinin tepelerine çıkmaya yarayacak teknikler geliştirmezler. Sığır sadece sığırdır, bir kapıdan girip müşteri, diğerinden çıkıp yönetici, öbüründe yönetilen vs vs olmaz. Dedik ya sığır olabilmek kafidir, ekstraya gerek yoktur.
- Gereksiz ve dengesiz şekilde üreyip dünyayı kendilerine dar etmezler. ‘’Nüfusumuz pek genç!’’ diye böbürlenen bir sığıra rastlamanız mümkün değildir. Tarih böyle bir sığırı kayıt altına almadı şimdiye kadar.
- Yaşam alanlarını sınırlara bölüp diğer sığırlarla aralarına gereksiz bir sürü resmi teferruat sokmazlar, dünyanın tamamı tüm sığırlar için ortak yaşam alanıdır.
- Paraya veya mala mülke değer vermezler.
- Herhangi bir sığırın ‘’Ferrarimi sattım çok geliştim, sizi de geliştirecem’’ gibi saçma iddialarla ortaya çıktığı görülmemiştir.
Örnekler çoğaltılabilir ama sizleri sıkmak istemem. Bu çağın yazı dizisine devam edeceğiz. Şimdilik bu kadar. Bir sonraki yazımız Sığırlarda Beden Dili üzerine olacak.
Bu yazı 5,003 kişi tarafından okundu.



YILDIZ CAN tarafından 21 Aralık 2009 17:43 tarihinde
Bence sığırların ne hissettiğini anlamak için sığır olmak gerekir.Nasıl ki insanların halinden insanlar anlıyor ise,ben bugüne kadar bir insanı eğiten veya onun psikolojisini tedavi eden veya ona ne yapmasını söyleyen bir sığır ne duydum nede gördüm, ama tam tersini hepimiz biliyoruz. Sığırları bu kadar yüceltmenin manası yok diye düşünüyorum,yeryüzünde en zeki canlının insan olduğunu sanırım hepimiz biliyoruz.İnsan o kadar güçlü bir yaratık ki bugün dünyayı yok etmeye çalışıyor,sığır dediğin nedir ki insan için, SIĞIRDA BİR KULAK misali.