DENİZCİLİK EDEBİYATI

Bildiğimiz uygarlık kocaman bir içdeniz olan Akdeniz çevresinde yeşerdi. Oradan dünyaya yayıldı. Akdeniz çevresinde yeşeren uygarlıkların yaşamında denizcilik her zaman önemli olmuştur. İlk büyük ticaret girişimlerinin büyük oranda denizcilik sayesinde gerçekleştiğini biliyoruz. İbraniler’in Akdeniz çevresindeki seyrüseferlerinin izlerini Kitab-ı Mukaddes’e kadar sürmek mümkün. Devamını oku

ELEFTHERİA ARVANİTAKİ; Ege’nin büyülü sesi…

04 Mart 2009  
Kategori: KÜLTÜR SANAT, Manşet

Ege’nin ve hatta Akdeniz’in bu kimi zaman hüzünlü kimi zaman coşkulu ama her zaman muhteşem sesi Rembetiko’nun anavatanındaydı dün akşam…

Tanıtım kitapçığında ‘’Sesi o kadar temiz ve duygu doludur ki şarkının sözlerini anlamasanız bile sizi sürükleyip alır…’’ diyor. Bu tanımlama öyle doğru ki… Tek kelime Yunanca bilmeyen ben O’nun büyülü sesi eşliğinde Dalyan’da geçen çocukluğumun yazlarına; balıklarla yengeçlerle bezenmiş hayatımın mutlu akvaryumuna seyahat ettim dün gece… Devamını oku

Akdeniz: Filmi, Müziği, Büyücüleri, Delileri…

21 Şubat 2009  
Kategori: KÜLTÜR SANAT, Manşet

Bir kültürün coğrafi sınırlarını çizmek, o kültürün etkin ya da pasif biçimde uygulandığı sınırları çizmekten çok daha kolay. Akdeniz, bu tanıma uyan tek dünyadır. Gerçek sınırları Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Batı Asya kıyıları olarak çizilen Akdeniz’in görünmeyen kıyıları, soğuk iklimlerde arada bir görülüveren ılık yaz yağmurlarını andırırcasına uzaklarda şekillenir. Keşifler Dönemi’nde, Yeni Dünya’nın keşfi için yola çıkan insan topluluklarının bir tür diaspora tavrıyla, başka kıtalara, başka denizlere ve başka kültürlere taşıdığı bu kültür, beraberinde kendi inanç biçimlerini, söylemini, mitlerini ve ritüellerini de olmazsa olmaz (sine qua non) bir erzak çıkını rahatlığıyla taşır. Yeryüzü Cenneti’ni aramaya çıkan ve böyle bir yerin varlığına, ölümü göze alacak düzeyde inanmış insanlar Akdenizlilerden başkası değil. Devamını oku

Il Postino/Postacı

12 Şubat 2009  
Kategori: KÜLTÜR SANAT, SİNEMA

1215445351966_locandina

Şilili şair Pablo Neruda‘nın ülkesinden tutuklanmamak için kaçtığı dönemde kaldığı küçük bir İtalyan adası… Yapılabilecek tek işin balıkçılık olduğu, su bulmanın bile lüks sayılabileceği fakir ama cennetten fırlamış bir ada… Cahil bir balıkçının cahil ve işsiz güçsüz, sessiz kendi halinde oğlu…

Neruda’nın gelişiyle adanın iş yapmayan postahanesinin çalışır duruma gelmesi ve burada bulunan geçici iş sayesinde Neruda ile karşılaşma… Şaire her gün gelen mektuplar nedeniyle doğan dostluk…
Devamını oku