CLARISSA

24 Kasım 2010  
Kategori: EDEBİYAT

Hitler insanları ölüme susatan cinayetle beslenen bir şeytandı. İnsanlar çaresizlik, korku ve dehşet içinde ölüm istediler.

Bir yatakta henüz sıcaklığı yitmemiş iki beden kadının eli adamın göğsünde. Yaşamlarına kendi istekleriyle son verseler de, aralarındaki sevgi ortak yazgıları, ikisi de aynı düşte huzuru bulmak istemişler. Yatakta yatan eserleriyle ölümsüz Stefan Zwieg ve karısı Charlotte Altmann. Masanın üstünde pulları yapıştırılmış veda mektupları. Anılarının üstüne kan dökülmüş. Korku ve merakla ölüme bakan gözlerimiz, ölüme isteyerek gitmek belki de bütün korkuları yenmek. Eşyaların arasında yarım kalmış bir roman Clarissa. Ölmeden önce Stefan Zwieg neyi özlüyordu? Stefan Zwieg’in son sözleri, son dilekleri Clarissa’da saklı, büyük ustayı okurken, değişmeyen kötülüklere üzülerek bakıyorum. Clarissa savaşın acımasızlığıyla, ateşler içinde yanan bir yüreğin, kendimden geçtim, insanlık kendisini kurtarsın dediği bir roman. Devamını oku

MACELLAN

Stefan Zweig tarafından kaleme alınan, “Dünyanın çevresini dolaşan ilk insan: Macellan” adlı kitap sadece insanlığın yaşadığı en büyük serüvenlerden birini bir film gibi gözlerimizin önüne sermekle kalmıyor aynı zamanda “biyografi” türünün yetkin bir örneğiyle bizi karşı karşıya getiriyor. Macellan okuyanlarda büyük duygular, yüksek idealler, coşku, heyecan ve erdem duygularını harekete geçiren son derecede nitelikli edebi bir yapıt. Devamını oku

Gastecilik Ya Da Gazetecilik

21 Temmuz 2009  
Kategori: GÜNCEL

Önce Manşetler

Cennet vatanımızın en çok satan gastelerinden birisi;

gazeteler1

Oğlunun Sevgilisini Kaptı
-Aferim-
Elazığ’da Katliam; 6 Ölü 7 Yaralı
Brezilya’nın Yeni Starı Milan’ı Reddetti Fener’e Geldi
-
katliam haberinden sonra iyi geldi doğrusu, içimiz ferahladı-
Yeni Zamlar Kapıda
-misafirperver toplumuz, sorun yok-
Yıldırım Hızıyla Boşandılar
-bir aferim de size ve sizi haber yapana-

Tekmili birden anasayfada… Magazin arası katliam haberleri, biraz da futbol… Tamamdır bugünkü gasteyi de kotardık…

Cemaatimizin Gastesinde de durum pek farklı değil;

İşte Ergenekon Bombaları
Elazığ’da Katliam
Avrupanın En Ucuz Ülkesi Hangisi
-Burada ucuzluktan kasıt insan hayatı ise kimse elimize su dökemez, açık ara birinci olmamız lazım-
Amerikalılar Aya Gitti mi
-Bu çakma bir haberse ABD’nin imajını sarsacak herşey gibi bu da Cemaati üzer ama Hüseyin Üzülmez!-
Sanki Brezilya
-Fenerbahçe’den bahsediyor-

Manşetler, başlıklar gazetelerin internet sayfalarından alıntıdır.

Gazeteciliğin ne kadar ciddi ve sorumluluk isteyen bir meslek olduğunu söylemek lazım öncelikle. Her ne kadar okulu olan bir meslek olsa da bir gazetecinin yetişmesinde usta çırak ilişkisinin yeri çok değerli. Ama gelişen teknoloji, internet kullanımının yoğunlaşması, ekonomik ve siyasi tercihlerden kaynaklanan etkenler vs derken gazetecilik bir meslek olmaktan ziyade reklam pazarı oldu günümüzde…

Doğru habere ulaşabilmeniz için birçok farklı siyasi görüşten gazeteyi takip etmeniz ve en sonunda içgüdülerinizi ve bilgi birikiminizi kullanmanız gerekiyor. Çünkü artık gazetelerin birinci görevi bizlerin haberalma özgürlüğümüze bağlantılı olarak haber vermek değil; Yönlendirmek! Zaten bu nedenle gazetecilikle pek ilgisi olmayan ticari kuruluşlar ve dini cemaatler de ya gazete kuruyorlar ya da varolan gazeteleri satın alıyorlar. Burada kendi reklamları önplanda elbette.

gazeteler_tr1_buyuk

Kimi kesim iktidarın sorgusuz sualsiz yanında kimisi de karşısında… Oysa haysiyetli bir gazetenin veya gazetecinin iktidarla ne işi olur? Bizimki gibi ihalelerle yürüyen ekonomilerde çok işi oluyor maalesef…

Hangi haberleri alıp almamamız gerektiğine de bu gazeteler karar veriyor artık. Mesela Cemmatin gazetesinin arşivinde Seferihisar kelimesini bir aratınız, çıkacak manşetleri aktarayım;

Seferihisar’da su kesintisi
Eğitim gönüllüleri Seferihisar’a fidan dikti
Kaymakamlığı keçiler ziyaret etti!

Peki Yavaş Şehir gibi bir proje haber olmaz mı? Olmaz, bu haberin Cemaate ve bağımlı olduğu iktidara ne faydası var ki? Elbette olmaz.

Balzac kadınlar hakkında şöyle bir cümle kurmuş zamanında;

”Ne söylediğine değil, ona bunları söyleten nedenlere bakın!”

Gazeteleri okuyunuz elbette ama Balzac’ın kadınlar hakkındaki cümlesini okuduğunuz gazetelere uyarlayarak…

Balzac – Bir Yaşamöyküsü

16 Haziran 2009  
Kategori: EDEBİYAT

Görkemli Bir Yazara Görkemli Bir Biyografi

Şebnem Sunar ve Yeşim Tükel Kılıç tarafından Almanca aslından Türkçe’ye çevirilerek, Can Yayınları’nca basılan Stefan Zweig’in Balzac biyografisi pekçok yönden incelemeye değer, çok önemli bir eser. Konuya nereden başlanacağına karar vermek ise tam bir mesele. Çünkü nereden girseniz yüksek edebiyatın, başdöndüren, yüceler yücesi bir noktasında buluyorsunuz kendinizi. Devamını oku

Kitap Nasıl Okunur?

09 Nisan 2009  
Kategori: EDEBİYAT

‘Kitap En iyi Arkadaştır!’ derseniz Adolf Hitler‘in de Kavgam adında bir kitap yazdığını söylerim…
‘En Güzel Hediyedir!’ deseniz, bu da göreceli… Kötü bir kitap neden güzel bir hediye olsun ki? Evet kötü kitap da vardır; Bir türlü sonu gelmeyen, sıkan, kasan, fırlatıp atma isteği uyandıran… Devamını oku

OKUMA SERÜVENİM; BALZAC…

27 Şubat 2009  
Kategori: EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT

Balzac için bir edebiyat tanrısı desek abartmış olmayız sanırım.
‘İnsanlık Komedyası’ adı altında topladığı bütün yapıtlarında toplam 2504 kişiyi yaratan bir yazar. Aşklarıyla, tutkularıyla, siyasi kişilikleriyle ve fiziki özellikleriyle bir romancının yaratısı 2504 kişi…

51 yıllık bir hayata sığması zor bir edebiyat serüveni…
Goriot Baba‘yı, Vadideki Zambak‘ı lise yıllarında okuduysanız bile olgun dönemlerinizde bir daha okuyunuz… Balzac’ın dehasına tanıklık etme keyfinden kendinizi mahrum etmeyiniz.

balzac Devamını oku