“Kimmeryalı Barbarın Dönüşü: Conan”

25 Haziran 2009 Hikmet Temel Akarsu  
Kategori: KİTAP, Manşet

“BİR KAYIP ÇAĞ BARBARI: CONAN”

conan

“Kabaran okyanusların Atlantis’i ve onun görkemli kentlerini yutmasından sonra, Aryas’ın oğullarının doğduğu bu çağda dünya üzerindeki imparatorluklar ve uygarlıklar, gökteki yıldızlar kadar dağınık, fakat belirgindi. Nemedya, Ophir, Brithunya, Hiperborya, kara saçlı kadınlarıyla ve gizemli örümcekler dolaşan kuleleriyle Zamora, şövalyeleriyle Zingara, Shem’in kutsal topraklarına sınır Koth, gölgelerin beklediği mezarlarıyla Stigya, binicileri çelik, ipek ve altın kuşanmış Hirkanya… Ama dünyadaki en mağrur krallık, batıda yüce bir hükümranlık süren düşler ülkesi Akilonya’ydı… İşte bu sıralarda Kimmeryalı Conan geldi. Elinden kılıcını hiç bırakmayan bu kara saçlı, şahin gözlü yiğit, bir hırsız, bir yağmacı, bir katildi. Derin hüzünler yaşamıştı ve dev coşkular… Ve tüm imparatorlukları sandallı ayağının altında çiğneyecekti…” Devamını oku

Akdeniz: Filmi, Müziği, Büyücüleri, Delileri…

21 Şubat 2009 Durmus Akbulut  
Kategori: KÜLTÜR SANAT, Manşet

Bir kültürün coğrafi sınırlarını çizmek, o kültürün etkin ya da pasif biçimde uygulandığı sınırları çizmekten çok daha kolay. Akdeniz, bu tanıma uyan tek dünyadır. Gerçek sınırları Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Batı Asya kıyıları olarak çizilen Akdeniz’in görünmeyen kıyıları, soğuk iklimlerde arada bir görülüveren ılık yaz yağmurlarını andırırcasına uzaklarda şekillenir. Keşifler Dönemi’nde, Yeni Dünya’nın keşfi için yola çıkan insan topluluklarının bir tür diaspora tavrıyla, başka kıtalara, başka denizlere ve başka kültürlere taşıdığı bu kültür, beraberinde kendi inanç biçimlerini, söylemini, mitlerini ve ritüellerini de olmazsa olmaz (sine qua non) bir erzak çıkını rahatlığıyla taşır. Yeryüzü Cenneti’ni aramaya çıkan ve böyle bir yerin varlığına, ölümü göze alacak düzeyde inanmış insanlar Akdenizlilerden başkası değil. Devamını oku