Lost, Heroes ve Bizim Çocuklar
06 Haziran 2009 Emrah ATİK
Kategori: GÜNCEL, Manşet, SİNEMA
Son zamanlarda bir dizi manyaklığıdır ki aldı başını gidiyor. Lost, Heros, Gossip Girl ve daha niceleri… Bazıları sanki aynı senaristin elinden çıkmış gibi… Devamını oku
BABAM NEREYE GİTTİ?
30 Nisan 2009 Emrah ATİK
Kategori: DUYURU, EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT, Manşet
”Senarist ve yazar Sevgi Saygı, bu ilk çocuk romanında, okurlarını, gerçeküstü ve gizemle örülü, heyecanlı bir maceraya davet ediyor. Kitabın kahramanı Memo’nun tuttuğu günlüğün sayfalarında ilerleyen okur, bir yandan onun yaşadıklarına, yetişkinleri algılayışına, annesiyle kurmaya çalıştığı iletişime ve inişli çıkışlı duygularına, bir yandan da, babasının izini sürmek için gösterdiği kararlı çabaya ve Derinsu’yla giderek vazgeçilmez olan arkadaşlığına tanıklık ederken, hem gülümsüyor hem düşünüyor. Soluksuz dedektiflik öykülerinin gizemleriyle sarılı roman, güçlü kurgusu, inandırıcı kahramanlarıyla aynı zamanda çocuk edebiyatımıza nitelikli eserler kazandıracak yeni bir yazarın da müjdesini veriyor. Devamını oku
LOST VE KAHVE ÇEKİRDEĞİ
04 Mart 2009 Emrah ATİK
Kategori: SİNEMA
Issız bir adaya düşseniz yanınıza neler alırsınız? Kahraman bir doktor, birkaç suçlu ile bir avcıya ne dersiniz? Elbette güzel kadınlar ve bir miktar uçak enkazıyla biraz da hayat hikayesi lazım sıkılmamak için. Adaya sizden önce yerleşmiş ”Diğerleri” ve gizemli durumlar da varsa keyfinizden bir fincan kahve içebilirsiz…
Peki bir kahve çekirdeği fincanınıza girip geleceğiniz konusunda size tüyolar verecek bir fal olana kadar hangi aşamalardan geçer? İnanın bana bir kahvenin fincanınıza girecek aşamaya gelmesi bir dizinin sona ermesinden daha kısa sürer:)))
İyi bir senarist ve yönetmenin elinde takriben iki saatlik güzel bir film olabilecekken 1500 bölümlük bir dizi olan LOST yine de türünün iyilerinden sayılabilir. Lakin yine de gereksiz uzatmalardan kurtulamıyor… Şimdi büyük bir beğeni toplamış bu diziyi beğenmiyor görünerek fark yaratma çabası değil bu yazılanlar, ben de ilk üç sezonu uykularımdan fedakarlık ederek izledim. Ama nasıl izledim. Birçok bölümü atlayarak…
‘Fenomensiz hayat hayat değildir!’ in empoze edildiği abuk çağımızda bunlar kaçınılmaz ama ben yine de inatçıyım;bir fincan kahve geride daha güzel bir tat bırakır…











