FELSEFE, EVRiM ve PSiKOLOJI ANLATIMLARI BAŞLIYOR
PROGRAM / Anlatimci: Olcay Yilmaz, Düşünbil Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Tarih: 05 Subat 2011 Cumartesi
Yer: Turkan Saylan Kultur Merkezi / Alsancak/Izmir
14.00-14.30 :Felsefe Anlatimi – Milet Okulu (Thales, Anaksimandros, Aneksimenes.)
14.30-14.45 – ARA
14.45-15.30 – Evrim Anlatimi – Rift Vadisi ve Hominidler (Neden iki ayak uzerine kalktik)
15.30-15.45 ARA
15.45-16.15 PsIkoloji Anlatimi -Algi (Beynin yapisi ve ozellikleri)
http://www.facebook.com/dusunbildergisi
Not:
PAZAR GUNLERI FiLM GOSTERiMLERi OLACAK
“MANiSA TARZANI 1994”
Tarih: 06 Subat 2011 Pazar
Saat: 14.30 – 16.00
Yer: Turkan Saylan Kultur Merkezi / Alsancak/Izmir
DUSUNBIL DERGiSi
Web: http://dusunbil.blogspot.com
Eposta: dusunbildergi@gmail.com
“Tanrısız Bir Aziz: Albert Camus”
21 Haziran 2009 Esin COŞKUN
Kategori: EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT
“BAŞKALDIRIYORUM ÖYLEYSE VARIZ”
Kimileri onu, insanın sosyal ve siyasal alandaki tavrının adalet düşüncesinden hareketle olması gerektiği yönündeki düşünceleri, herkes için görece bir özgürlük istemesi ve ilkçağ değerlerine duyduğu yakınlıktan dolayı bir hümanist, gizli bir ahlakçı ya da doğa tutkunu olarak yorumlar. Ama belki de o sadece nasıl “Tanrısız bir aziz” olunacağının yolunu arıyordu ve kendisinden önce geliştirilen felsefi düşünceler onu tatmin etmiyordu. Devamını oku
İZDİHAM Dergisi 5. Sayıyla Karşınızda
12 Mayıs 2009 Emrah ATİK
Kategori: DUYURU
‘Yaşamak sağlığa zararlıdır.’ diyerek farklı bir duruşla kültür- sanat dergileri arasındaki yerini alan İzdiham’ın beşinci sayısı çıktı. Her sayısında kalbe doğrudan inen bir sözü olan İzdiham, bu defa, ‘Hepimiz ölecek yaştayız…’ dedi. Devamını oku
Puslu Kıtalar Atlası
18 Nisan 2009 Emrah ATİK
Kategori: EDEBİYAT
‘Rendekar doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öylese varım. Oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor.
Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. Öylese gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum.’Kapı kırıldığında Uzun İhsan Efendi kitabı kapandı. az sonra başına geleceklere aldırmadan kafasından şunları geçirdi: ‘Dünya bir düştür. Evet, dünya..Ah! Evet, dünya bir masaldır.’
Yıllar önce okuduğum bu güzel kitap bloglar arası bir kitap hediyesi etkinliği sebebiyle yeniden gündemime gedi. Sevgili Aysema Hanım‘ın hediyesi olarak yanında bir fincanlık kahveyle gelen hediyemiz için kendisine sonsuz teşekkür ediyoruz.
Borges’e tutkun olduğum dönemlerde okumuştum İhsan Oktay Anar’ın kitabını. Pek tarihi roman okuduğum söylenemez aslında Amin Maalouf istisnasını gözardı edersek. Ama bu kitap bambaşkaydı. Tarihi roman olmanın yanısıra yazarının felsefeci yanı da kitapta bariz izler taşıyordu ki yukarıdaki alıntıdan bunu anlamak mümkün.
Denizcilik terimlerine hakim, masal anlatma becerisi üst seviyede olan yazar, tarihi bilgisi ve mükemmel kurgusuyla öyle bir öykü çıkarmış ki ortaya hayran kalmamak elde değil. Küçük bir not kağıdının rüzgarla zamanda ve mekanda yaptığı yolculuk bölümünü defalarca okumuştum. Bu Borgesvari bir sahneydi… Borges’in Alef öyküsü beni nasıl heyecanlandırdıysa bu kitap da aynı heyecanı bana yaşatmıştı.
Aslında kitaba bir tanıtım olarak kurgulamıştım bu yazıyı ama sanırım daha çok okuma sürecimdeki hissettiklerimden ibaret oldu, affola:)
Henüz okumadıysanız bu keyiften kendinizi mahrum bırakmayınız…
Kitap İletişim Yayınlarından çıkan kitabı internet üzerinden satınalmak için resme tıklayınız…
| Puslu Kıtalar Atlasııİhsan Oktay Anar |











