İzmirim Serisi Yazarlarından Başkan’a destek ziyareti
Yazarlardan Başkan’a destek ziyareti “İnandığımız için buradayız”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na bir destek de yazarlardan geldi. “İzmirim Kitap Dizisi” yazarları, Başkan Aziz Kocaoğlu’nu ziyaret etti. Meclis Salonu’nda gerçekleşen ziyarette yer alan heyette Adnan Turgut, Ali Ekber Yıldırım, Avram Ventura, Duygu Özsüphandağ Yayman, Elvan Feyzioğlu, Emel Kayın, Ferda İzbudak Akıncı, Fergül Yücel, Gönül İlhan, Haluk Işık, Hidayet Karakuş, Hülya Soşekerci, İhsan Bayram, İlhan Pınar, Lüfü Dağtaş, Murat Şahin, Okan Yüksel, Orhan Beşikçi, Raşel Rakella Asal, Saadet Erciyas, Sancar Maruflu, Şadan Gökovalı ve Şükran Yücel yer aldı.
İzmirim Kitap Dizisi Proje Koordinatörü Fergül Yücel, “İzmir için yüreği çarpan, İzmirli için yüreği çarpan sizin gibi bir belediye başkanına sahip olduğumuz için çok mutluyuz. Kültür sanata değer verdiğiniz için çok mutluyuz” diye konuştu. Gazeteci-Şair Okan Yüksel ise “İnandığını yazan, söyleyen insanlar olarak Aziz Kocaoğlu’na inandığımız için buradayız” dedi. Devamını oku
İzmir’in öykücü ve romancıları
17 Nisan 2011 Hülya SOYŞEKERCİ
Kategori: EDEBİYAT, Manşet
İzmir öykü ve romanda tükenmeyen bir kaynak. Bu verimliliğin sebebi, İzmir’in özgürlüklere daima açık olan toplumsal altyapısı
Tarihin eski çağlarından günümüze kadar İzmir, Ege’nin mavi dalgalarını selamlayan güneşi, kalpleri dolduran imbatı, insanların kaynaştığı hareketli limanıyla bölgenin canlı, yeniliklere açık kenti olmayı sürdürdü. İzmir, dinamizmi sayesinde birbiriyle kaynaşan birçok uygarlığın, dilden dile aktarılan mitosların, destanların, halk anlatılarının kaynağı oldu yüzyıllarca. Bu potansiyel, süreç içinde öykücülüğümüz ve romancılığımızın gelişiminde önemli rol oynadı. Devamını oku
Ferda İzbudak Akıncı Yazdı;Bir Eski Zaman Güzeli Buca
Bir kentin tarihini, coğrafyasını, toplumsal hayatını, geçirdiği değişimleri, insan tiplerini, atmosferini, doğal güzelliklerini, unutulan değerlerini, yeme içme kültürünü, gecesini gündüzünü, yazını kışını, folklorunu, eğlence hayatını, daha bin türlü özelliğini, herkes kendince görür. Tarihçi başka, coğrafyacı başka, turizmci başka, asker başka, öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister.
Ama bir yazar-edebiyatçı, kendince bir duyarlıkla yaklaşır kentine. Çevresine gönül gözüyle bakar. Kendisini değişik insanların yerine koyar, onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır, öylece yazar… Yazar yazdığı zaman, birçok kimse o yazıda kendi duygularını, düşünüp de söyleyemediklerini bulur. Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister…
Bu düşünceden yola çıkarak, İzmir’in kırk bir semti, İzmirli kırk bir farklı edebiyatçı-yazar tarafından kaleme alındı. Okurla buluşan kırk bir kitaplık dizi, hem İzmir için bir ilk olması, hem de İzmir’in köklü kent halk kültürüne bir armağan olması açısından yüksek değer taşımaktadır.
TÜYAP İZMİR KİTAP FUARI 2011 PEN ETKİNLİKLERİ
TÜYAP Tüm Fuarcılık A.Ş.
17 Nisan 2011 Pazar
Konferans Salonu I
Saat: 14.15-15.15
Söyleşi: “Edebiyat ve Barış”
Konuşmacılar: Gülsüm Cengiz, Deniz Kavukçuoğlu, Ferda İzbudak Akıncı
Düzenleyen: PEN
18 Nisan 2011 Pazartesi
Konferans Salonu III
Saat: 14.30-15.45
Söyleşi: “Edebiyat ve Erkek-Biraz da Kadın”
Konuşmacılar: Ayşe Kilimci, Asuman Susam, Mehmet Sarsmaz
Düzenleyen: PEN
18 Nisan 2011 Pazartesi
Konferans Salonu III
Saat: 16.00-17.30
Söyleşi: “Dünya Yazarlar Birliği PEN ve İskandinav Şiiri”
Konuşmacılar: Özkan Mert, Mustafa Yuluğ
Düzenleyen: PEN
TÜYAP’a ve katkıda bulunacak üyelerimize teşekkür eder, en iyi
dileklerimizi sunarız.
PEN
AYRIKSI MASALLAR
18 Mart 2011 Melisa Ceren HASMADEN
Kategori: EDEBİYAT
Ferda İzbudak Akıncı, Su Masalları ve Sokak Kuşu / Uçurtmanın Gözleri kitaplarında, çocuklara çağdaş masallardan bir buket sunuyor. Özgürlüğe yelken açan, ayrıksılıklarıyla değerli olan ama en önemlisi, kaderlerine teslim olmayan karakterleriyle geleceğin yetişkinlerine anlamlı mesajlar veriyor.
Masallar, edebiyatın, öykünün filizlendiği, kültürün yeşerdiği kadim topraklardır. Anamızın beşiği misali, tıngır mıngır ruhumuzu pışpışlayan düşler ülkesidir onlar… Geçmiş zaman gecelerinin eğlencesi; nine-dede-torun muhabbetinin mezesidir… Ama zamanla masallar da değişiyor. Eskilerin dilden dile kartopu gibi büyüyen kolektif ürünü olan masallarının yerini, yazarların kaleme aldığı, ölçülü biçili masallar alıyor.
Öyküleriyle sayısız ödül kazanan Ferda İzbudak Akıncı da günümüz masalcılarından biri. Bilenler bilir; gerek yetişkinler gerekse çocuklar ve gençler için kaleme aldığı öykü ve romanları, tadına doyulmaz bir lezzet bırakır okurun dimağında. İşte bu usta kalemden iki kitap var şimdi masamda. Biri Su Masalları, diğeri Sokak Kuşu/Uçurtmanın Gözleri.
SU GİBİ AKAN MASALLAR
Akıncı’nın edebiyatında dil ve anlatım unsuru her zaman öne çıkıyor. Şiirle de hiç azımsanmayacak bir geçmişi olduğunu dile getiren Akıncı, bu geçmişi öykülerine ve romanlarına ustalıkla, ölçüyü kaçırmadan yansıtıyor. Hal böyle olunca, zaten öykücülüğüyle kendini ispatlamış bu kalemden dökülen masalların tadı da bir başka oluyor. Nitekim bu iki kitap da yazarın hem masalcılığına hem öykücülüğüne iyi birer örnek teşkil ediyor.
Su Masalları, üç masal içeriyor. Bunlardan ilki “Deniz Feneri”. Bu masal denize ve gemilere tutkun küçük bir kızın hikâyesini anlatıyor. Kırmızı tuğladan inşa edilmiş deniz feneri gibi, bu masal kızı da gemilerin yolunu gözleyip duruyor kıyı boyunca. Bir gün kente büyük bir gemi geleceği haberi yayılıyor ortalığa. Gemiyi karşılaması, gemiye çıkıp kaptana bir buket çiçekle “hoş geldin” demesi için bir kızın seçilmesi gerekiyor. Ancak seçilen kız, bizim deniz sevdalısı masal kızımız olmuyor. Büyük kurdeleli, süslü elbiseli başka bir kız seçilmenin keyfini çıkarırken, bizim deniz sevdalısı masal kızımız kırık kalbini alıp evine gitmiyor, hayır, yüzünü dantelli yastıklara gömüp gözyaşlarına da boğulmuyor. Hayır, o böyle yılgın bir tavır takınmıyor. O şöyle yapıyor: “… Ama kız da eli kolu bağlı oturmamıştı sonuçta. Onu seçmeseler de limana koşturmuştu. İçine giremese de bu güzel gemiyi görmek istemişti. Ağlayıp sızlamamıştı. Seçicilere küsüp evine kapanmamıştı.” Bu masal Ferda İzbudak Akıncı’nın karakterleri hakkında önemli ipuçları veriyor. Akıncı tercihini zorluklar karşısında pes etmeyen, kaderine küsmeyen karakterlerden yana kullanıyor.
İkinci masalımız ise “Kırmızı Balık”. Hadi en baştan söyleyeyim, bu masal merak ve öğrenme sevgisi üzerine. Okuma-yazma bilmeyen genç bir balıkçının, bu eksikliğinin nasıl farkına vardığını, bu uğurdaki mücadelesini anlatıyor masal. Akıncı’nın karakterlerinin işi bu açıdan klasik masal kahramanlarından daha zor. Ne onları kurtaracak beyaz atlı prensler geziyor bu masallarda, ne de sihirli değneklerle her şey yoktan var oluyor. Akıncı ille de çalışmak, ille de mücadele diyor.
Kitabın üçüncü ve son masalı ise “Kumsalda Deniz Kabukları”. Dalganın tutup kumsala savurduğu kırık bir deniz kabuğunun öyküsü anlatılıyor bu masalda. Kabuğumuz o kumsalın yakınlarında yaşayan ve heykellerini deniz kabuklarından yapan ünlü bir heykeltıraşın onu bulup kullanmasının özlemiyle yanıp tutuşuyor. Ne var ki, kenarının kırık olduğunu ve kenarı kırık bir midyeyi kimsenin istemeyeceğini de düşünmeden edemiyor. Ayrıksı olmak zordur, hele ki çocukluk çağında. Ayrıksılığımızın bizi özel kıldığını anlamak içinse zaman ve deneyim gerekir. Belki bu masalı okuyan çocuklar, farklılıklarından utanmamayı daha erken yaşlarda öğrenebilirler, kim bilir.
Yazarın sözünü edeceğimiz son kitabı Sokak Kuşu / Uçurtmanın Gözleri bir yandan özgürlük özlemini dile getirirken, diğer yandan özgürlük nedir, sevgi ve bağlılık nedir, bağlılık ile bağımlılık arasındaki çizgi nereden geçer gibi çok temel, ama bir o kadar da çetrefil soruların yanıtlarını arıyor.
Çocuklarımızı yaşamın böyle zor sorunlarıyla yüz yüze getirmek, onlarla bu konular üzerinde sohbet etmek için bu masallar iyi birer fırsat.
Ferda İzbudak Akıncı’nın masalları ve öyküleri çocuklarımızı, özgürlüğün peşinde yelken açan, ayrıksılıklarıyla değerli olan, ama en önemlisi kaderlerine teslim olmayan karakterlerle tanıştırıyor. Size de çocuklarımızın, gelecek nesillerin ihtiyacı olan örnekler gibi gelmiyorlar mı?
Su Masalları
Ferda İzbudak Akıncı
Resimleyen: Bülent Gültek
Tudem Yayınları / 56 sayfa
Sokak Kuşu & Uçurtmanın Gözleri
Ferda İzbudak Akıncı
Resimleyen: Bülent Gültek
Tudem Yayınları / 64 sayfa
* İyi Kitap Mart 2011 sayısında yayımlanmıştır.
İzmirli Öyküler
Anadolu’da bulunan hemen hemen her kent, tarihin binlerce yıllık tortularından oluşmuş tepeler taşır toprağında. Bilinen en eski ismi Tişmurna olan İzmir de binlerce yıldan beri Ege Denizi’nden esen imbat rüzgârının taşıdığı kumları biriktiriyor bağrında. Hititler Çağı’ndaki adı Tişmurna olan, Yunanlıların buraya karşı kıyıdan gelmesinden sonra ise Smyrna adını alan İzmir, sırf Antik Çağ’da değil sonrasında da önemli bir kent oldu. Bu önemiyle uyumlu olarak aralarında roman, şiir ve hikâyelerin de yer aldığı türlü çeşit sanat eserine konu oldu. Devamını oku











