Sivil Taraf Günlükleri
18 Kasım 2009 Emrah ATİK
Kategori: SİNEMA
Editörün Not Defteri
Logonun hemen altına ”Taraf olmayan bertaraf edilir!” sloganı büyük puntolarla girilebilir. Şeyhe sormakta fayda var.
Gazetenin bahçesine diktiğimiz Meçhul Muhbir Asker anıtının altına bırakılan 138. ihbar mektubu da çakma çıktı, bir önlem almak gerekir. Ahmet’le konu tarıtışılacak. Devamını oku
Gastecilik Ya Da Gazetecilik
21 Temmuz 2009 Emrah ATİK
Kategori: GÜNCEL
Önce Manşetler
Cennet vatanımızın en çok satan gastelerinden birisi;
Oğlunun Sevgilisini Kaptı
-Aferim-
Elazığ’da Katliam; 6 Ölü 7 Yaralı
Brezilya’nın Yeni Starı Milan’ı Reddetti Fener’e Geldi
-katliam haberinden sonra iyi geldi doğrusu, içimiz ferahladı-
Yeni Zamlar Kapıda
-misafirperver toplumuz, sorun yok-
Yıldırım Hızıyla Boşandılar
-bir aferim de size ve sizi haber yapana-
Tekmili birden anasayfada… Magazin arası katliam haberleri, biraz da futbol… Tamamdır bugünkü gasteyi de kotardık…
Cemaatimizin Gastesinde de durum pek farklı değil;
İşte Ergenekon Bombaları
Elazığ’da Katliam
Avrupanın En Ucuz Ülkesi Hangisi
-Burada ucuzluktan kasıt insan hayatı ise kimse elimize su dökemez, açık ara birinci olmamız lazım-
Amerikalılar Aya Gitti mi
-Bu çakma bir haberse ABD’nin imajını sarsacak herşey gibi bu da Cemaati üzer ama Hüseyin Üzülmez!-
Sanki Brezilya
-Fenerbahçe’den bahsediyor-
Manşetler, başlıklar gazetelerin internet sayfalarından alıntıdır.
Gazeteciliğin ne kadar ciddi ve sorumluluk isteyen bir meslek olduğunu söylemek lazım öncelikle. Her ne kadar okulu olan bir meslek olsa da bir gazetecinin yetişmesinde usta çırak ilişkisinin yeri çok değerli. Ama gelişen teknoloji, internet kullanımının yoğunlaşması, ekonomik ve siyasi tercihlerden kaynaklanan etkenler vs derken gazetecilik bir meslek olmaktan ziyade reklam pazarı oldu günümüzde…
Doğru habere ulaşabilmeniz için birçok farklı siyasi görüşten gazeteyi takip etmeniz ve en sonunda içgüdülerinizi ve bilgi birikiminizi kullanmanız gerekiyor. Çünkü artık gazetelerin birinci görevi bizlerin haberalma özgürlüğümüze bağlantılı olarak haber vermek değil; Yönlendirmek! Zaten bu nedenle gazetecilikle pek ilgisi olmayan ticari kuruluşlar ve dini cemaatler de ya gazete kuruyorlar ya da varolan gazeteleri satın alıyorlar. Burada kendi reklamları önplanda elbette.
Kimi kesim iktidarın sorgusuz sualsiz yanında kimisi de karşısında… Oysa haysiyetli bir gazetenin veya gazetecinin iktidarla ne işi olur? Bizimki gibi ihalelerle yürüyen ekonomilerde çok işi oluyor maalesef…
Hangi haberleri alıp almamamız gerektiğine de bu gazeteler karar veriyor artık. Mesela Cemmatin gazetesinin arşivinde Seferihisar kelimesini bir aratınız, çıkacak manşetleri aktarayım;
Seferihisar’da su kesintisi
Eğitim gönüllüleri Seferihisar’a fidan dikti
Kaymakamlığı keçiler ziyaret etti!
Peki Yavaş Şehir gibi bir proje haber olmaz mı? Olmaz, bu haberin Cemaate ve bağımlı olduğu iktidara ne faydası var ki? Elbette olmaz.
Balzac kadınlar hakkında şöyle bir cümle kurmuş zamanında;
”Ne söylediğine değil, ona bunları söyleten nedenlere bakın!”
Gazeteleri okuyunuz elbette ama Balzac’ın kadınlar hakkındaki cümlesini okuduğunuz gazetelere uyarlayarak…













