İletişim Yayınlarından Yeni Kitaplar

15 Temmuz 2010  
Kategori: EDEBİYAT

Louis Bonaparte’ın On Sekiz Brumaire’i
Karl Marx
Bir buçuk yüzyıldan fazla zaman önce yayımlanmış bu eserde Marx, 19. yüzyıl ortası Fransası’ndaki sınıf mücadelelerini ve bu politik mücadelelerin bir hükümet darbesiyle sonuçlanışını tahlil eder. Bir toplumu vesayet altına alırken, vasat bir adamın “imparator” pelerini kuşanmasını sağlayan bir darbedir bu.
Atatürk Heykelleri
Ü. Aylin Tekiner
Türkiye’de heykel dendiği zaman, en azından “halk arasında”, esasen Atatürk heykeli anlaşılır. Atatürk heykelleri, ülkede heykel estetiğini belirleyen baskın unsur niteliğini taşıyor. Bu heykeller, aynı zamanda kamusal mekânlara nizam veriyor, kentin merkezini belirliyorlar.
Mardin’de Kültürlerarasılık
Engin Sarı
Mardin, Türkiye’nin meşhur ve görülmek istenen tarihî şehirlerinden biri. Başka yerlerde birbirine hasım bilinen farklı kimliklerin bir arada yaşayabildiği, kardeşlik ve hoşgörünün örnek yurdu olarak gösterilen bir yer. Sadece turistik değil, siyasi bir ilgiye de mazhar olan bir “mozaik”…
Sınıftan Sınıfa
Ayşe Buğra
İşçi/emekçi kavramı, hâlâ öncelikle fabrikayı, atölyeyi, kısacası modern endüstriye özgü üretim ve çalışma ilişkilerini çağrıştırıyor. Büyük sanayi üretiminin yerini yeni teknolojilere bırakıyor olmasının, işçi sınıfını önemsizleştirdiği hatta sona erdirdiği yanılsaması, biraz da bu çağrışımdan destek alıyor. Oysa, tek varlığı emek gücü olanların sayısı artmakta.
Granit ve Gökkuşağı
Virginia Woolf
Virginia Woolf yaşamı boyunca makalelerinden oluşan iki kitap yayımladı. Granit ve Gökkuşağı, bu kitaplarda yer almayan makalelerin, yazarın ölümünden sonra bir araya gelmesiyle oluştu. Eşi Leonard Woolf kitabın editörlüğünü üstlendi ve titiz bir çalışma sonucunda makaleleri topladı.
Futbol Rüyası
Heinz Janisch
Enzo mahalle takımında oynamaya başladığından beri, her maç öncesi heyecan dolu rüyalar görüyordu.
Seyirciler aslanlara, timsahlara dönüşüp tribünlerden tezahürat ediyordu.

AYDIN OLMAK CEMİL MERİÇ OLMAK

08 Temmuz 2010  
Kategori: EDEBİYAT

Türk düşün tarihinin belki de en manidar ismidir Cemil Meriç. Yetmiş küsur yıllık hayatı boyunca kendisine en yakın olarak kitapları seçmiş ve ölümüne kadar ne onlar Meriç’i ne de Meriç kitaplarını biran olsun kendisinden uzak tutmamıştır. Kadim dostları hakkında şu ifadeleri oldukça tesir edicidir; Devamını oku

Yazınsal Serüven; Bir Yazarın Edebiyat Yolculuğu

27 Mayıs 2009  
Kategori: EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT

Asıl macera okumak mı yoksa yazmak mı?

Okumak elbette büyük bir haz, yolculuk ve hatta maceralı bir yolculuk. Yazmak ise bambaşka bir boyut. Bir kitabın yazılışından tutun da yayınlanıp kitapçı raflarındaki veya okuma serüveninizdeki yerini alana kadar geçirdiği evreler oldukça uzun bir serüven aslında. Devamını oku

Şimdi Polisiye Zamanı; Eski Sinagog Meydanı

18 Mayıs 2009  
Kategori: EDEBİYAT

Mevsimlere göre okumalar yapmak gibi tuhaf bir huyum var, elbette yeni çıkmış ve merak uyandırmış bir kitabı mevsimi değil bahanesiyle bekletmiyorum:) Ama yaz ayları benim için polisiyeye ve haylaz yazarlara ayrılmıştır… Devamını oku

Fıkra Gibi Kitapçılık Anıları 3

16 Mayıs 2009  
Kategori: SİNEMA

Lost 5 sezon oluyorsa benim anılar neden 3 bölüme ermesin ki düşüncesiyle hafızamı kurcaladım biraz… Doksanlı yılların başlarına götürdü beni o da… Kitapçılığımın en idealist dönemi, İletişim Yayınları’nın İzmir’deki kitabevindeyim… Rüya takımı olarak nitelenebilecek bir ekibiz… Devamını oku

BABAM NEREYE GİTTİ?

30 Nisan 2009  
Kategori: DUYURU, EDEBİYAT, KÜLTÜR SANAT, Manşet

”Senarist ve yazar Sevgi Saygı, bu ilk çocuk romanında, okurlarını, gerçeküstü ve gizemle örülü, heyecanlı bir maceraya davet ediyor. Kitabın kahramanı Memo’nun tuttuğu günlüğün sayfalarında ilerleyen okur, bir yandan onun yaşadıklarına, yetişkinleri algılayışına, annesiyle kurmaya çalıştığı iletişime ve inişli çıkışlı duygularına, bir yandan da, babasının izini sürmek için gösterdiği kararlı çabaya ve Derinsu’yla giderek vazgeçilmez olan arkadaşlığına tanıklık ederken, hem gülümsüyor hem düşünüyor. Soluksuz dedektiflik öykülerinin gizemleriyle sarılı roman, güçlü kurgusu, inandırıcı kahramanlarıyla aynı zamanda çocuk edebiyatımıza nitelikli eserler kazandıracak yeni bir yazarın da müjdesini veriyor. Devamını oku

Puslu Kıtalar Atlası

18 Nisan 2009  
Kategori: EDEBİYAT

‘Rendekar doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öylese varım. Oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor.

Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. Öylese gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum.’Kapı kırıldığında Uzun İhsan Efendi kitabı kapandı. az sonra başına geleceklere aldırmadan kafasından şunları geçirdi: ‘Dünya bir düştür. Evet, dünya..Ah! Evet, dünya bir masaldır.’

puslu-kitalar-atlasi

Yıllar önce okuduğum bu güzel kitap bloglar arası bir kitap hediyesi etkinliği sebebiyle yeniden gündemime gedi. Sevgili Aysema Hanım‘ın hediyesi olarak yanında bir fincanlık kahveyle gelen hediyemiz için kendisine sonsuz teşekkür ediyoruz.

Borges’e tutkun olduğum dönemlerde okumuştum İhsan Oktay Anar’ın kitabını. Pek tarihi roman okuduğum söylenemez aslında Amin Maalouf istisnasını gözardı edersek. Ama bu kitap bambaşkaydı. Tarihi roman olmanın yanısıra yazarının felsefeci yanı da kitapta bariz izler taşıyordu ki yukarıdaki alıntıdan bunu anlamak mümkün.

Denizcilik terimlerine hakim, masal anlatma becerisi üst seviyede olan yazar, tarihi bilgisi ve mükemmel kurgusuyla öyle bir öykü çıkarmış ki ortaya hayran kalmamak elde değil. Küçük bir not kağıdının rüzgarla zamanda ve mekanda yaptığı yolculuk bölümünü defalarca okumuştum. Bu Borgesvari bir sahneydi… Borges’in Alef öyküsü beni nasıl heyecanlandırdıysa bu kitap da aynı heyecanı bana yaşatmıştı.

Aslında kitaba bir tanıtım olarak kurgulamıştım bu yazıyı ama sanırım daha çok okuma sürecimdeki hissettiklerimden ibaret oldu, affola:)

Henüz okumadıysanız bu keyiften kendinizi mahrum bırakmayınız…

Kitap İletişim Yayınlarından çıkan kitabı internet üzerinden satınalmak için resme tıklayınız…

Puslu Kıtalar Atlasııİhsan Oktay Anar