Sivas’ta 18 Yıl önce yakanları seyreden polis bugün yakılanları ananlara saldırıyor
Sivas katliamının 18. yılı dolayısıyla kentte düzenlenecek anma etkinliklerine katılan göstericiler polis biber gazıyla müdahale etti
Sivas’ta 18 Yıl önce yakanları seyreden polis bugün yakılanları ananlara saldırıyor… Bügun Sivas’ta yaşananların videosunu BURAYA TIKLAYARAK izleyebilirsiniz…
Şaka gibi ama gerçek! 18 yıl önceki Sivas Katliamını seyreden, suçluların elebaşlarının kaçmasına engel olamayan polis bugün Sivas’ta yananları ananlara biber gazlarıyla saldırıyor.
Sivas Valisi Madımak Oteli önünde anma yapılmasına izin vermiyor!
”Madımak Utanç Müzesi Olsun!” çağrısına hükümetten cevap yok!
Madımak girişindeki isimlerin yazıldığı yerde ilk sırada aydınlarımızı yakarken ölen vahşinin ismi var, valinin gerekçesi İNSANLIK!
Sivas Katliamının vahşilerini, yakanlarını mahkemelerde savunanaların büyük çoğunluğu son 10 yılın iktidar partisi AKP’den milletvekili, Belediye Başkanı gibi görevlerde, ödüllendirilmişler açıkçası…
Haliyle Yananların yakınlarına düşen de biber gazı…
Sivas’ta yakılan şair Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok Akatlı’nın İsyanı
Sivas katliamında hayatını kaybedenlerden Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok Akatlı isyan etti: “Saldırganla mağdurun adını birlikte yazmak şuursuzluk ya da aymazlık değildir. Bu bilinçli yapılmış bir tercihtir. Meydan okumadır, gözdağı vermektir, kudret gösterisidir, vicdansızlıktır, hakarettir, saygısızlıktır.”
Zeynep Altıok Akatlı anmaya izin verilmemesine ve saldırganların isimlerinin hayatını kaybedenlerle aynı yere yazılmasına tepki göstererek ‘Sivas 93′ü anmaya itirazı olanlara…’ başlıklı bir yazı yazdı.
İşte Zeynep Altıok Akatlı’nın o yazısı;
Siz sayın devlet yöneticileri nasıl ki 18 yıl önce günler öncesinden planlanan kalkışmanın piyonu olan binlerce kişinin 35 insanı diri diri yakışını 8 saat boyunca eliniz kolunuz bağlı izlediniz, öyleyse bugün orada kayıplarının yasını tutan birkaç yüz kişinin otelin önünde toplanarak karanfil ve türkülerle acılarını paylaşmalarına ve o meşum günü hatırlatmalarına mani olamazsınız!
Siz ki cumhuriyet tarihinin en insafsız ayaklanmalarından birinin temelinde yatan bu ortaçağ zihniyetine göz yumdunuz, siz ki bu katliamın ardından adil bir hukuk süreci işletmediniz, sadece kalabalıktan göstermelik olarak topladığınız sanıkları yargıya taşıdınız, elebaşlarının örgüt liderlerinin peşine düşmediniz, siz ki ‘sözde’ aranan firari sanıkların T.C. sınırları içinde evlenmesine, askerlik yapmasına, ehliyet almasına olanak sağladınız, siz ki bir insanlık suçunu zaman aşımı ile yüz yüze bırakacak altyapıyı sağladınız, siz ki 18 yıldır eyleme geçen cehalet ile savaşmadınız, Sivas katliamının ardında kalan karanlıkları aydınlatmadınız! Öyleyse bugün bu insanların senede sadece bir gün -o da kendi başlarına geldiği için- toplanmalarını yasaklayamazsınız. O günü tekrar yaşamak bile ne kadar ağırdır bilir misiniz?
Sizin hiç babanız yandı mı? Hiç evladınız öldü mü? Siz kimi o otelden uzak tuttuğunuzun farkında mısınız? Oradan uzak tutamadıklarınızı adaletten uzak tutmayı pekâla biliyorsunuz.
Sivas’ta deprem ya da sel gibi bir doğal bir afet yaşanmadı. Orada gözü dönmüş bir kalabalık insanları öldürdü. “Olaya insan merkezli baktığımız için hiçbir ayrım yapılmadı” diyemezsiniz. Orada insanlar tesadüfen ölmedi. Onları öldürmeye kalkanla öleni bir arada anamazsınız.
Madımak binasının yerine talep ettiğimiz utanç müzesini kurmaktan özenle kaçınıp sözde ‘bilim ve kültür merkezi’ kurmanız kabul edilemezken orada -hele bizlerin izni olmadan- kayıplarımızın isimlerini kullanamazsınız. Saldırganla mağdurun adını birlikte yazmak şuursuzluk ya da aymazlık değildir. Bu bilinçli yapılmış bir tercihtir. Meydan okumadır, gözdağı vermektir, kudret gösterisidir, vicdansızlıktır, hakarettir, saygısızlıktır.
Derhal ama derhal babam Metin Altıok’un adının oradan kaldırılmasını talep ediyorum. 18 yıldır duygusal sebeplerle Sivas’a adım atmadım. Sadece bir utanç müzesi ya da bir insanlık anıtı yapılırsa gideceğimi söyledim. Şimdi gerekirse oraya gider o plaketi sökerim. Beni buna mecbur etmeyin. Bir zahmet siz kaldırın. Hemen!
Siz basın mensupları, köşe yazarları sizin Sivas katliamının anılmasına itirazınız olamaz. Sizlerin toplumsal sorumluğu var. Ülkemizde çok gerilerde olan eğitim sisteminin gelecek kuşaklara aktarmakta yetersiz kaldığı noktada yakın tarihimizin karanlık olaylarını tekrar tekrar hatırlatmalısınız. Kapkaranlık tablonun açmazlarının üzerine gitmeli, gerekli yasal süreçlerin doğru işlemesi ve adaletin yerini bulması için baskı oluşturmak zorundasınız. Sivas 93 anılacak, hatırlanacak ki orada susturulan aydın insanların sesi gelecek kuşaklara ulaşabilsin. Bu ülke geçmişiyle doğru anlamda yüzleşebilsin, alınacak dersler alınsın.
Lütfen Sivas’ta yaşanan vahşeti yazın, hatırlatın. Dava sürecinin önemli kırılma noktalarını takip edin, aktarın. Örgütsüz olduklarını söyleyerek ceza indirimi alanların, örgütlü suçlara tanınan haktan yararlanmak için başvurmalarındaki çelişkiyi, kaçakların iade istemlerinin Avrupa ülkelerinden doğru taleplerle yapılmayışının takipçisi olun; insanlık suçlarının zaman aşımına uğramasına direnin. Dünyada kabul görmüş uygulamalara emsal teşkil eden kararlara yer verin. Sivas katliamı sanıklarının avukatlarından kaçının milletvekili olduğunun bilançosuna dikkat çekin. Neden mağdur avukatlarının böylesi kariyer patlamaları yapmadıklarını düşündürün.
Ve son olarak lütfen her yıl sadece 2 Temmuz’dan bir gün önce arayıp duygularımızı sormayın. Bizim duygularımızı tahmin etmek hiç zor değil. Etkili haber için gözyaşlarımızın, acılarımızın peşinde koşmayın, gerçekleri yazın; yalnızlığımızı, çaresizliğimizi yazın. Dile kolay 18 yıllık süreci yazın, yanımızda olun ki bir şeyleri değiştirebilelim. Sizin bizim duygularımıza değil, bizim sizlerin ve toplumun duygularına ihtiyacı var. Bunu unutmayın!
Son söz:
“Bağırsam neye yarar, nasılsa duymazlar.
Ben bir kömür ocağının onulmaz göçüğüyüm;
İçimde cesetler ve daha ölmemişler var.”
ÖZETLE SİVAS HALA YANIYOR!
ÖZETLE SİVAS HALA YANIYOR!

Sivas katliamının 18. yılı dolayısıyla kentte düzenlenecek anma etkinliklerine katılan göstericiler polis biber gazıyla müdahale etti
İşte bugün Sivas’ta yaşananlar…
Madımak’ta Kebapçı Olmak Ya Da Temsili Yamyamlık
29 Haziran 2011 Emrah ATİK
Kategori: GÜNCEL
Bilmem farkında mısınız, bu ülkede neredeyse hemen her haftaya anılacak bir cinayet, katliam veya kutlanacak bir zafer düşüyor. Adam başına düşen nefret edilecek insan, ülke, din, siyasi görüş sayısını hesaplamak olanaksız. Devamını oku
“Madımak Oteli Utanç Müzesi Olsun” İmza Kampanyası

Aleviler, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri‘ne katılan 33 aydın, yazar ve sanatçının gericiler tarafından katledilişinin yıldönümünde Sivas’ta buluşarak “Madımak Oteli Utanç Müzesi Olsun” diyecek. Ayrıca kampanyanın daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için de bir imza kampanyası başlatıldı. Devamını oku
Sivas Hala Yanıyor
02 Temmuz 2010 Emrah ATİK
Kategori: GÜNCEL, Manşet
2 Temmuz 1993′te tüm dünyanın gözü önünde aydınlarımız, sanatçılarımız büyük bir gerici törenle yakıldı. Askerimiz, polisimiz, hükümetimiz, devletimiz, medyamız yalnızca seyretti. Belki bir iki itfaiye aracından sıkılacak su bile bu gözü dönmüş güruhu dağıtabilecekken bu da yapılmadı. Seyrettik yalnızca. Devamını oku










