Türkiye Cumhuriyeti’nin Sadık Müşterileri
Yazan: Emrah ATİK 18 Ağustos 2009
Kategori: GÜNCEL
Kendimi hep yaşadığım ülkenin vatandaşı olmaktan çok müşterisi gibi hissetmişimdir nedense… Deli gibi çalışır vergi öderim. Sadık bir müşteriyim vergi maaşım elime geçmeden alınır, yani bir süre sallayıp daha ileride çıkacak bir aftan yararlanma durumum sözkonusu değil.
Peki ben bu vergiyi ne için ödüyorum? Yol su elektrik mi diyeceksiniz, hepsine ayrıca para ödüyorum zaten. Bunları bana ulaştıran altyapı mı diyeceksiniz; öncelikle çoğu alt değil üst yapı ilkelliğinde ve faturalarınızı inceleyiniz derim, su ya da elektrik faturanız yalnızca tüketiminizden ibaret değil, kütük parası, bakım parası, izlemediğiniz TRT parası vs vs… Üstüne TRT denen canavar bu parayla abuk sabuk adamlara abuk sabuk programlar yaptırıp deli gibi para öder. Neyse bu ayrı konu.
Eğitim? Paralı!
Sağlık? Paralı!
Ev? Kira!
Maaş? Kuş kadar onunda kanadını devletim alıyor zaten.
Can güvenliği, mal güvenliği? Tesadüfen yaşıyoruz. Zaten hepimiz mal muamelesi görüyoruz.
Şimdi bir de bu işssizlik sigortasına takmış durumdayım. Benim kes kes bitmeyen maaşımdan kesiliyor bu da, işsiz kalırsam ölmeyeyim sürünebileyim diye bir maaş verecekler onu kesiyorlar. Geçen televizyonun birinde altyazı geçti, burada biriken paradan bir miktar GAP MAP DAP ZAP vs gibi bişeylere para aktarmışlar. Eee şimdi ben işsiz kalırsam Gap barajlarında Jet Skili tatil mi kazanıcam?
İşverenin durumu da tuhaf. Verginizi düzenli ödüyorsunuz diyelim, bir iki yıl sonra ödemeyenlere af çıktığı zaman kendinizi enayi yerine konmuş hissetmez misiniz?
Yediğiniz içtiğiniz giydiğiniz vs vs herşeye vergi ödüyorsunuz. Derin bir nefes alın ve kolay kolay bırakmayın o nefesi, algısız vergisiz sizin olan tek şey bu…
Bu yazı 1 defa okundu



















Yorumlar
Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!